Otoyolda ilerleyen bir otomobili geride bırakabilecek kadar hızlı bir canlı hayal edin; yelken balığı, evrimsel mühendisliğin gerçek bir harikasıdır ve saatte 110 km’yi aşan hızlara ulaşabilir. Bu su altı sprinteri yalnızca ham güçle hareket etmez; yüksek hızdaki av kovalamacalarında mükemmel bir akışkanlık kazanmak için, yelkeni andıran büyük sırt yüzgecini sırtındaki özel bir oluğa doğru katlayarak gelişmiş bir “sürüklenme azaltma” mekanizması kullanır. Daha da etkileyici olan, sinir sistemi aracılığıyla neredeyse anında renk değiştirebilmesidir; parlak mavi ve mor çizgileri bir anda belirerek avı şaşırtmak veya diğer avcılarla yüksek hızdaki saldırılar sırasında iletişim kurmak için kullanılır.
Rekor kıran hızının ötesinde, yelken balığı gözlerinin yakınında bulunan ve beyin ile retina dokularını soğuk sularda sıcak tutan biyolojik bir ısıtma sistemine sahiptir. Bu termal avantaj, görsel işlem hızını avlarınınkinden çok daha yüksek bir seviyeye çıkarır; böylece su altındaki kaotik bir kovalamaca, bu yırtıcı için adeta yavaş çekimde gerçekleşen bir avlanma sürecine dönüşür. Korkutucu görünümüne ve büyük boyutuna rağmen, bu balıklar şaşırtıcı derecede çeviktir; sık sık suyun üzerine doğru yüksek sıçrayışlar yaparak hem güçlerini sergilerler hem de derin deniz kadar hava-su arayüzünde de ustalaştıklarını gösterirler.