3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



İRAN HUDUDUNDA BİR TİLKİ - YORUMLAR





Seher Uslu 
Yönetici
 21s 

İRAN HUDUDUNDA BİR TİLKİ / ALİ GÖKÇE

“Döküle saçıla bir yaşamın kıyısında kopan fırtına her şehirde bir parçalarını hoyratça koparıp ellerinden almıştı.”
Yaşam, oradan oraya savrulan bir yaprak misaliydi. Her bir savruluş; geride bıraktığı tüm mekânı derin bir sessizliğe bırakıyordu. İnsan bazen bu dağılmanın eşliğinde hayata tutunuyordu. Sessizlik, bir suskunluk değil “öfkenin ve yaşam mücadelesinin” kaleme yansımış hâliydi.
Bu romandan çıkan sonuçta “hudut” sadece bir mesafe değil; “insan duygularının son âna kadar” direnişiydi. Bu yaşam mücadelesinin başlangıç noktası Görele’ydi.
Yazar, yeşilin binbir tonu Görele'yi şöyle ifade eder romanında:
“Puslu mavi gri bulutları azıcık aralayıp sızmaya çalışan fersiz güneş huzmelerinin, bulutlara saklanmış yağmur zerrelerini okşarken belli belirsiz ebrulisini gösteren gökkuşağının göğü taçlandırdığı, serince ve kasvetli bir nisan ayıydı. Doğu Karadeniz’in yemyeşil yerleşimlerinden sadece biriydi Görele.”
Bu eser, 93 yıllık zaman diliminde Karadenizli bir ailenin yaşam mücadelesiydi. Dayılı köyünde başlayan hikâye, İsmail Hakkı Toprak’ın görevinden dolayı başka illere tayininin çıktığı “olaylar” ekseninde gelişir. Romanın ana güzergâhı Mersin, Van, Hatay ve İstanbul’dur. İsmail Hakkı Toprak ve ailesinin 1954 yılının Şubat ayında “Şark hizmeti” dolayısıyla Van’ın İran Hududundaki Başkale ilçesinin Başkale Köyü’ne çıkmasıyla devam eder. Oradan oraya savrulan aile, yaşamlarının sonuna kadar büyük zorluklarla karşılaşır. Parçalanmış ilişkiler, bir ailenin dramı ve trajikomik olaylar yazarın kaleminden dökülen cümlelerdir. Sade ve akıcı bir dil kullanan yazarımız, yer yer düşüncelerini de ortaya koyarak romanın bütünlüğünü sağlamıştır. Ayrıca bu romanda, görev dolayısı ile ordan oraya yapılan göçlerin, zamanla kültürel kimlik kaybını nasıl kaybedildiğinin apaçık örneğidir.
Kuşaklar arası çatışma, köyden kente göçün etkileri, ailevi sorunlar romanın ana merkezidir. Ayrıca eserde, roman kahramanı İsmail Hakkı Toprak’ın ailesine ve muhtarlık yaptığı döneme geniş yer verilir. 520 sayfalık olan bu eseri, keyifle okudum.
Kıymetli yazarımız Ali Gökçe’ye bu güzel eserini imzalı olarak gönderdiği için gönülden teşekkür ederim. Nice güzel eserlerini okumak dileğiyle…
Seher Uslu

***




İRAN HUDUDUNDA BİR TİLKİ ~ ALİ GÖKÇE ✍🏼518 syf📙
✍🏼 Bir insanın haksızlıklara, olumsuzluklara karşı içinden geleni dile getiremiyorsa biriken o duygu ve düşüncelerini,tepkisini bir volkan 🌋patlaması gibi ya diliyle ya da kaleme ✍🏼alması ve bunu Karadenizli bir ailenin hikayesiyle bütünleştirip "İran Hududunda Bir Tilki"🦊romanıyla okur ile paylamış yazarımız.📘
🦊 Yalnız o tilkiler tek İran hududunda değil,başka hudutlarda da hala sinsice beklemiyor mu?
📝 Genel anlamda her insanın karşılaştığı haksızlıklar,adaletsizlikler, yaşamak isteyipte yaşayamadığı, yaşamasına imkan verilmediği,hayalleri toz duman olan çok insan vardır.💬
Dilsiz olup söyleyemediklerini içine atan, attıkları sıkıntı ve stresler ateşe🔥 bir odun daha atar gibi yakar kavurur insanı. O ateş bir gün insanın ya kendini yakar yada çevresindekileri.🌋
🌊 Azda olsa sevinci yaşayan Karadeniz'li ailenin hikayesinde azımsanmayacak kadar üzüntü ve bol stresli yaşamları okuru derinden etkilerken, yazar ✍🏼 cehaleti,dini duyguları,kadermiş deyip boyun eğen ailenin yaşamını felsefi anlatımı, nükteli sözleri ve trajikomik olayları anlatırken okuru hem gülümsetiyor hemde düşündürüyor.🤔
👫 Aile bağlarında eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlatan altı çizilecek cümlelerle ifade etmiş.✍🏼
🌊🌊🌊🌊🌊🌊🌊🌊🌊
📘Giresun'un Görele ilçesinin dayılı köyünde yaşayan Topuroğlu ailesinin reisi Abdullah efendi l.Dünya savaşı💣 çıktığında seferberlik ilan edilince askere çağrılır ve bir daha dönemez (ya savaşta yada Sarıkamış'ta donarak ölen binlerce şehitlerdendi)
🧕🏼 Abdullah Efendi'nin eşi Ayşe hanım üç oğluna hem annelik hem de babalık yapar. İki oğlu büyüyünce iş bulup çalışmak için köyden ayrılır. Ayşe hanım küçük oğlu İsmail Hakkı ile yaşamına devam eder.
🙎🏼‍♂️ İsmail Hakkı'da büyüyünce İstanbul'a çalışmaya gider. Askere gidip geldikten sonra dayısının kızı Nadide ile evlenip 👰🏼‍♀️🤵🏼‍♂️ anannesi Ayşe hanım'da alıp İstanbul'a giderler.
Gelip geçici işlerde çalışan İsmail Hakkı kalıcı,maaşlı işim olsun diye müracaat ettiği ile kabul edilir.
🛃 Gümrük muhafaza memuru olur. Her memurun olduğu gibi bir kaç sene sonra tayini Mersin'e çıkar. Mersin'de sonra Van, İskenderun'da görev yapar. Bu arada ikisi doğumdan sonra ölen beş çocuğu olur.👼🏼
👦🏽Tekin, Çetin ve Seçkin ismini verdikleri üç oğulları vardır.
🙎🏼‍♂️İsmail Hakkı bey gümrük muhafaza memurlarının konumları nedeniyle bazı arkadaşları haraç ve rüşvet aldıklarına şahit olunca kendini tutamayıp karşı çıkıyor veya kavga ediyordu. Bu da makam olarak bazılarının işine gelmiyordu.
🏫 İsmail Hakkı bey çocukları okusun istiyordu. Tekin istediği okula gidemeyince okuldan ayrılıp,meslek edinmek için marangoz yanında çırak olarak işe başlar.
🧕🏼Anne Nadide hanımın okuması yoktu, çocukların hangi okula gidip gidemeyeceği hakkında fikir sahibi değildi.
Çocuklar büyümüş ama aralarında hiç kardeşlik bağı yoktu,kopuktular.Tekin askerlik çağı gelince askere gider.🪖 İsmail Hakkı bey yirmi yedi yıl çalıştığı işinden emekli olur ve İstanbul'a gelirler. Emekli ikramiyesi ve birikimiyle 💸Merdivenköy'den iyi kötü bütçelerine göre müstakil ev🏡 alırlar. Bir buçuk yıl sonra,sosyal ilişkileri,sohbeti güzel olan İsmail Hakkı bey mahalle muhtarı seçilir. Oğlu Çetin okumamış ve ailenin baş belası olmuştur. İçki,🍾kumar,🃏uyuşturucu bağımlılığı hem ailesine hemde çevresine zarar vermeye başlamıştı.
🤦🏼‍♂️ Seçkin ise ailenin en küçüğü ama abileri tarafından dışlanan,anne baba tarafından pek ilgi görmediğinden sessizliğe gömülmüş varla yok arasındaydı😒
🙎🏼‍♂️İsmail Hakkı bey muhtar seçildikten sonra kıskanılan biri olmuş ve hakkında dedikodu çıkarılıp oğlu Çetin'in rezaletleri konuşulmaktaydı.
👨🏼Çetin'i bulunduğu bataktan kurtarmak için hocalara,üfürükçülere gidip maddi manevi çöküntü yaşarlar. Aileyi zor günler beklemekteydi.
📖Kitabı okurken Çetin'in davranışlarıyla sinir harbi yaşarken anne ve babanın çaresizliğine çok üzüldüm.😔
⚡ Karadeniz'li ailenin dram dolu yaşamı,çoğu aile'nin de aynı sorunları yaşadığını tahmin ediyorum. Çaresizliği kadere bağlamak ne kadar doğruydu?
Ailenin hikayesini okurken o duyguları,çaresizliği iliklerinize kadar hissedip üzülmemek elde değil.😔
⚡Çocukların geleceğini belirleyen ailelerin eğitim konusunda çocuklarıyla görüşüp onlarında düşüncelerine değer verildiğini görmeleri,kendilerini önemsendiğini hissettirmek varken ötekileştirmek veya önemsememek ne kadar doğru?
Tavsiye ederim 📖 Uzun yolculuk üzse de hayatın gerçekleri değil mi❓
Kitapla kalın 📚 📚Ali Gökçe ile birlikte.
***




Merve Geçit 
Moderatör
Yıldız katkıda bulunan
 2s 

#okudumbitti#

Ali Gökçe hocamızın 'İran Hududunda Bir Tilki' kitabını bitirdim ve hala etkisindeyim. Kitap, hudut hayatının o sert ve soğuk gerçekliğini adeta yüzünüze bir rüzgar gibi çarparken, bir yandan da insan ruhunun en derin ve naif köşelerine dokunmayı başarıyor. Yazarın gözlem gücü o kadar yüksek ki, sınırların sadece haritalarda değil, insan yüreklerinde nasıl çizildiğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hem edebi açıdan çok doyurucu hem de duygusal olarak sarsıcı bir yolculuktu. Kesinlikle tavsiye ederim. ✨"

***







***




***


***



TC Emine Aktan'in Gönderisi


İran Hududunda bir Tilki
Ali Gökçe 520 sy
Doğu Karadeniz'in yemyesil
yerleşimlerindendir Görele.
Yemyesil alanlarında Dayılı
Köyü vardı.Görelenin sakin bir
köyuydü ve Abdullah Topuroğlu'nun son çocuğu doğmustu.
Doğmuştu doğmasınada Abdullah efendi tekrar savaşa çağırılmıştı.
Çileli günler bitmiyordu daha
yeni başlıyordu.
Kimlik ,Göç,yabancılaşma,yabancı bir ortama ayak uydurmaya
çalışmak.
Değişen topluma,gittiği her yere tam alışmışken geride
bırakılanlar.
Dostlar ölenler,Tarihsel bir sürec
Kitapta geçen Tilki sınırda olmanın hayatta kalma mucadelesinin içinde kurnazlik
ile derinliğini icinde olmak.
Kitapta ayrıca yazarımızın
eleştiri,esprileri ise okuyucuya
ayrı bir okuma zevki veriyor.
Kitap samimi bir şekilde okuyucuyu cezbediyor
Tavsiyemdir.
Kitapla kalın.
Mutlu Pazarlar


***

Sayın Dilek ÖZDEMİR'in yorumu








***





***


Sayın Dilek ÖZDEMİR'in yorumu





***

Facebook'ta Mehmet Çıtlak Bey'in yorumu.


***


WhatsApp'ta,
bir paylaşımıma Sn. Gülay Gitmez Hanım'ın yapığı yorum.
 

                             



                                                                           ***


Facebook'ta, "Kırsal Notalar" Grubundaki  paylaşımıma yapılan yorum/yeniden paylaşım.




                                                                                ***


Facebook'ta, "Kitap Gönüllüleri" Grubundaki paylaşımıma Sn. Murat Budak'ın yaptığı yorum.

İRAN HUDUDUNDA BİR TİLKİ
Roman - Yazar: Ali GÖKÇE - 520 sayfa - 09/2024 basımı
Şimdi İnternet Sitelerinde Satılmaktadır!


Murat Budak






Yönetici / Grup UzmanıKitaplar Konusunda Uzman

“Ali Gökçe’nin İran Hududunda Bir Tilki kitabı dikkat çekici bir başlık ve konu vaat ediyor. 520 sayfalık bu eser, sınırların ötesinde geçen bir hikaye mi, yoksa derin bir içsel yolculuk mu sunuyor, merak uyandırıyor. Yeni basılmış bir kitap olarak, edebiyatseverlerin listelerine eklemeleri gereken bir eser gibi görünüyor. 

İyi okumalar dilerim!”