3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



NOEL




Noel arifesi tatili, her yıl 24 Aralık'ta kutlanan ve Hristiyan dünyasında Noel Günü'nden (25 Aralık) önceki geceyi ifade eden özel bir gündür. Bu gün, İsa Mesih’in doğumunun kutlandığı Noel’in hemen öncesine denk geldiği için dini, kültürel ve ailevi açıdan büyük önem taşır. Noel arifesi, birçok ülkede resmi tatil olmasa da, özellikle Batı dünyasında iş yerlerinin erken kapanması, ailelerin bir araya gelmesi ve çeşitli geleneklerin uygulanmasıyla kutlanır.


Noel Arifesinin Dini Anlamı
Noel arifesi, Hristiyanlık inancına göre İsa’nın doğumunun hemen öncesindeki geceyi simgeler. Bu nedenle birçok kilisede gece yarısı ayinleri düzenlenir. “Gece Ayini” ya da “Midnight Mass” olarak bilinen bu törenler, özellikle Katolik ve Ortodoks mezheplerinde büyük önem taşır. Ayinlerde ilahiler söylenir, İncil’den bölümler okunur ve İsa’nın doğumu kutlanır.

Kültürel ve Ailevi Gelenekler
Noel arifesi, birçok aile için yılın en önemli zamanlarından biridir. Bu özel gece, aile bireylerinin bir araya gelerek birlikte yemek yemesi, hediye alışverişi yapması ve çeşitli gelenekleri yaşatmasıyla geçer. Bazı ülkelerde hediyeler Noel sabahı yerine Noel arifesi akşamı açılır. Ayrıca çocuklar için Noel Baba’nın gece gelip hediyeleri bırakacağına inanılır; bu nedenle çocuklar genellikle yatmadan önce Noel Baba için süt ve kurabiye bırakırlar.

Yemek ve Kutlama Gelenekleri
Noel arifesi yemeği, ülkelere ve kültürlere göre değişiklik gösterir. Örneğin, Polonya’da geleneksel olarak 12 çeşit yemekten oluşan bir akşam yemeği hazırlanır. İtalya’da ise “Yedi Balık Yemeği” (Feast of the Seven Fishes) adı verilen deniz ürünleri ağırlıklı bir menü tercih edilir. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde ise hindi, patates püresi ve çeşitli tatlılar yaygındır.

Noel Arifesinin Küresel Kutlamaları
Noel arifesi, sadece Batı dünyasında değil, Hristiyan nüfusun bulunduğu birçok ülkede de kutlanır. Almanya’da “Heiligabend”, İspanya’da “Nochebuena”, Fransa’da “Réveillon de Noël” olarak adlandırılır. Her ülkenin kendine özgü gelenekleri olsa da, ortak tema aile, birliktelik ve paylaşım duygusudur.

Modern Uygulamalar
Günümüzde Noel arifesi, dini anlamının yanı sıra seküler bir tatil olarak da kutlanmaktadır. Alışveriş merkezleri, sokaklar ve evler ışıklarla süslenir, Noel şarkıları çalınır ve insanlar birbirlerine iyi dileklerde bulunur. Ayrıca televizyonlarda özel programlar ve klasik Noel filmleri yayınlanır.

Noel arifesi tatili, hem dini hem de kültürel yönleriyle yılın en anlamlı ve duygusal zamanlarından biri olarak kabul edilir. Aile bağlarını güçlendiren, paylaşımı teşvik eden ve umut dolu bir atmosfer yaratan bu özel gün, dünya genelinde milyonlarca insan tarafından coşkuyla kutlanır.




SARIKAMIŞ HAREKÂTI




Sarıkamış Harekâtı, I. Dünya Savaşı sırasında, 22 Aralık 1914 ve 6 Ocak 1915 arasında Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında Sarıkamış ve çevresinde (Oltu, Narman, Penek, Horasan, Bardız, Mecingirt, Karaurgan, Divik) gerçekleşen muharebeler olup Osmanlı İmparatorluğu'nun askerî taktik hatalarıyla başarısızlıkla sonuçlanan bir askerî girişimdir.


WİKİPEDİA

NARDUGAN

 

HZ. İSA'DAN YÜZLERCE YIL ÖNCE KUTLANAN

"NARDUGAN BAYRAMI"

Nardugan Hz. İsa'’dan yüzyıllar öncesinden Orta Asya'da kutlanan bir Türk yeni yılı kutlama bayramıydı. “Türklerde yılbaşı 31 Aralık değildir, Türklerde yılbaşı, 21 Aralığı 22 Aralığa bağlayan gecedir. Her şeyden evvel şunu ifade etmek gerekir ki, o tarihlerde, binlerce sene önceden, Türk toplumunda, Türk boylarında, bir tarih duygusu var.

21’i gecesi, günlerin en kısa, gecelerin en uzun olduğu gecedir. Ve inanç odur ki Türk toplumunda, gökte iyiyle kötü, aydınlıkla karanlık bir savaş içerisindedir.

Bu savaş o gece aydınlığın galebesiyle son buluyor, aydınlıklar karanlığa hâkim oluyor ve günler uzamaya başlıyor.

‘Nar’ güneştir. ‘tugan/doğan’, ‘doğan’; “Nardugan”/ ‘doğan Güneş’tir. Bazı boylarda bu “Nartugan” başka şekillerde ifade edilebiliyor, ama sonuç olarak şudur ki, günler artık uzamaya başlamıştır, kötülükler gitmiştir, karanlık gitmiştir, onun yerine iyilikler ve barış gelmiştir, aydınlıklar gelmiştir.

Peki ne yapıyordu Türkler o zaman Orta Asya’da ?

Türkistan’da yetişen bir çam var; ‘akçam’. ‘Hayat ağacı’ denilen ağaç.  Rivayet olunur ki, onun kökleri, yerin göbeğine, merkezine kadar gitmiştir, dalları da arşa kadar çıkmıştır.

Bunun tepesinde de ak sakallı birisi yaşamaktadır. Bu, insanlara hediyeler dağıtır, Nardugan, her şeyden önce bir Türk geleneğidir. Türkler güneşe tapmaz; kutsaldır, ama güneşe tapmaz.

Çünkü Noel Baba denilen kişinin yaşadığı iddia edilen yıllardan yüzyıllar öncesinde Orta Asya'da ''Ayaz Ata'' ve ''Kar kız'' hikayesi vardı.

Ayaz Ata Türk Mitolojisine göre kışın soğukta ortaya çıkan, kimsesizlere ve açlara yardım eden, garipleri sevindiren bir efsaneydi.

Türklerin eski inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir ''akçam ağacı'' bulunuyor. Buna ‘hayat ağacı’ deniliyor.

Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliyoruz.

Türklerde güneşin çok önemli olduğu biliniyor. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 21 Aralık’ta gece-gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.

İşte bu güneşin zaferi, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle ‘akçam ağacı’ altında kutluyor. Güneşin yeniden doğuşu, bir ''yeni doğum'' olarak algılanıyor.

Akçam eski Türkler' de dünyanın merkezindeki kutsal yaşam ağacıdır. Anadolu halı ve kilim desenlerinde vardır.

Nardugan’da insanlar evlerini temizler, en iyi elbiselerini giyerdi. Ağacın etrafında dans edip şarkı söylerler, yaşlılar ziyaret edildi.

Aileler bir arada olur, özel yemekler yenirdi.

Hz. İsa’nın yaşadığı topraklarda çam ağacı yetişmezdi ve Türklerin Avrupa’ya geçişi ile Hıristiyanlar tarafından Türklerden alınmıştır.

Ayaz Ata ve Kar Kız…

Özbeklerde Ayoz Bobo,

Kırgızlarda Ayaz Ata (Аяз Ата)

Kazaklarda Ayaz Ata (Аяз Ата),

Azerbaycan Türklerinde Şahta Baba,

Tatarlarda Qış Babay,

Başkurtlarda Kış Babası olarak bilinir ve ‘Kar Kızı’ adında bir de kızı veya torunu vardır.

 

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı

Alıntıdır.







NE SÖYLEMİŞLER

 


“Nükleer enerjinin bir gün elde edilebileceğine dair en ufak bir gösterge   bile bulunmuyor. Bu, atomu istediğimiz gibi parçalayabileceğimiz anlamına   gelirdi."

 Albert Einstein - 1932

 

"Petrol çıkarmak için kuyu açmak mı? Yani toprağı delip petrol aramaktan      söz ediyorsun?  Sen delisin!"

Edwin L.Drake'ın bazı kuyu açıcılara iş teklifi götürdüğünde, onlardan   aldığı cevap – 1859

 

"Gelecekteki bilimsel ilerlemeler ne olursa olsun, insanlık Ay'a asla   ulaşamayacaktır."

Dr.Lee De Forest, vakum tüpünün kâşifi ve televizyonun babası.

 

“Ameliyatlarda acının dindirilmesi aptalca bir hayaldir. Onu aramaya   çalışmak saçmalıktır. Ameliyatlardaki bıçak ve acı hastaların zihninde   ebediyen birlikte yaşayacak iki kelimedir."

Fransız, Dr.Alfred Velpeau – 1839

 

"İyi bilgilenmiş kimseler bilirler ki, sesi teller üzerinden nakletmek   imkansızdır, bu mümkün olsa bile böyle bir şeyin pratik bir değeri   olamaz."

Boston Post gazetesinden bir editör - 1865


"Hiçbir işe yaramazsın, oğlum. Sen git kamyon sürücülüğüne dön!"

Grand Ole Opry'nin menajeri Jimmy Denny ilk performansından sonra Elvis   Presley'e söylemiş - 1954

 

"Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi."

Charles H. Duell, Amerikan Patent Dairesi Başkanı – 1899

 

"Uçaklar hoş oyuncaklar. Ama askeri bir değerleri yok."

Mareşal Ferdinand Foch, I.Dünya Savaşı'nda Fransız Orduları Başkomutanı -   1911

 

"Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her   akşam   böyle bir kutuyu istemez."

Daryik F. Zanuck, Twentieth Century Fox'un başkanı - 1944

 

"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5-ton ağırlığında olacaklar."

Popular Mechanics Dergisi – 1949

 

"Atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ise ancak geçici bir moda   olabilir."

Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda   ekspertiz veren bir banka müdürü - 1903

 

“Denizaltıların savaşta ne işe yarayabileceğini anlayamadım. En   fazlasından

mürettebatın boğularak, ölmesine sebep olabilir."

H. G. Wells, yazar - 1901

 

"Radyonun geleceği yok"

Lord Kevin - İskoçyalı fizik alimi

 

"Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?"

Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. O sıralarda yeni icat edilen   sesli film hakkında – 1927

 

"Sound'larını beğenmedim, ayrıca gitar gruplarının modası geçti."

Decca Record Plak Firmasının bir yöneticisi. Beatles hakkında - 1962

 

"İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden   göremiyorum."

Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir bilgisayar firması) başkanı   -   1977





TOPRAK GÜNÜ

 



Gezegenimizin hayatta kalması, toprakla olan değerli bağa bağlı. Yiyeceklerimizin yüzde 95'inden fazlası topraktan geliyor. Ayrıca, bitkiler için gerekli olan 18 doğal kimyasal elementin 15'ini sağlarlar.

Ancak, iklim değişikliği ve insan faaliyetleri karşısında, topraklarımız bozuluyor. Erozyon doğal dengeyi bozar, suyun sızmasını ve tüm yaşam biçimlerinin erişimini azaltır, ayrıca gıdadaki vitamin ve besin seviyesini düşürür.

Sürdürülebilir toprak yönetimi uygulamaları, erozyon ve kirliliği azaltmak, su sızması ve depolamasını artırmak için gereklidir. Ayrıca toprak biyolojik çeşitliliğini korur, verimliliği artırır ve karbon tutumuna katkıda bulunur; iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynarlar.

Ama toprağı düşündüğümüzde, onu neredeyse her zaman kırsal ve doğayla ilişkilendiririz. Kentsel toprakların da temel olduğunu nadiren düşünürüz.

Bu Dünya Toprak Günü 2025, "Sağlıklı Şehirler İçin Sağlıklı Topraklar" temasıyla kentsel peyzajlara odaklanıyor. Asfalt, binalar ve sokakların altında, geçirgenlik ve bitki örtüsü halinde yağmur suyunu emmeye, sıcaklığı düzenlemeye, karbon depolamaya ve hava kalitesini iyileştirmeye yardımcı olan toprak bulunur. Ancak çimento ile kapatıldığında bu işlevleri kaybeder ve şehirler sel baskına, aşırı ısınmaya ve kirliliğe karşı daha savunmasız hale gelir.

Bu nedenle, bu gün herkesi—politika yapıcılardan vatandaşlara kadar—kentsel alanları sıfırdan yeniden düşünmeye, daha yeşil, daha dayanıklı ve sağlıklı şehirler inşa etmeye davet ediyor.

Dünya Toprak Günü (WSD), sağlıklı toprağın önemine dikkat çekmek ve toprak kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini savunmak amacıyla her yıl 5 Aralık'ta düzenlenmektedir.

2002 yılında Uluslararası Toprak Bilimleri Birliği (IUSS) tarafından toprağı kutlamak için uluslararası bir gün önerilmiştir. Tayland Krallığı liderliğinde ve Küresel Toprak Ortaklığı çerçevesinde, FAO WSD'nin küresel bir farkındalık artırıcı platform olarak resmi olarak kurulmasını desteklemiştir. FAO Konferansı, Haziran 2013'te Dünya Toprak Günü'nü oybirliğiyle onayladı ve 68. BM Genel Kurulu'nda resmi olarak kabul edilmesini talep etti. Aralık 2013'te BM Genel Kurulu, 5 Aralık 2014'ü ilk resmi Dünya Toprak Günü olarak ilan ederek yanıt verdi.