HZ. İSA'DAN YÜZLERCE YIL ÖNCE KUTLANAN
"NARDUGAN
BAYRAMI"
Nardugan Hz. İsa'’dan yüzyıllar öncesinden Orta Asya'da
kutlanan bir Türk yeni yılı kutlama bayramıydı. “Türklerde yılbaşı 31 Aralık
değildir, Türklerde yılbaşı, 21 Aralığı 22 Aralığa bağlayan gecedir. Her
şeyden evvel şunu ifade etmek gerekir ki, o tarihlerde, binlerce sene önceden,
Türk toplumunda, Türk boylarında, bir tarih duygusu var.
21’i gecesi, günlerin en kısa, gecelerin en uzun olduğu
gecedir. Ve inanç odur ki Türk toplumunda, gökte iyiyle kötü, aydınlıkla karanlık
bir savaş içerisindedir.
Bu savaş o gece aydınlığın galebesiyle son buluyor,
aydınlıklar karanlığa hâkim oluyor ve günler uzamaya başlıyor.
‘Nar’ güneştir. ‘tugan/doğan’, ‘doğan’; “Nardugan”/ ‘doğan
Güneş’tir. Bazı boylarda bu “Nartugan” başka şekillerde ifade edilebiliyor, ama
sonuç olarak şudur ki, günler artık uzamaya başlamıştır, kötülükler gitmiştir,
karanlık gitmiştir, onun yerine iyilikler ve barış gelmiştir, aydınlıklar
gelmiştir.
Peki ne yapıyordu Türkler o zaman Orta Asya’da ?
Türkistan’da yetişen bir çam var; ‘akçam’. ‘Hayat ağacı’
denilen ağaç. Rivayet olunur ki, onun
kökleri, yerin göbeğine, merkezine kadar gitmiştir, dalları da arşa kadar
çıkmıştır.
Bunun tepesinde de ak sakallı birisi yaşamaktadır. Bu,
insanlara hediyeler dağıtır, Nardugan, her şeyden önce bir Türk geleneğidir.
Türkler güneşe tapmaz; kutsaldır, ama güneşe tapmaz.
Çünkü Noel Baba denilen kişinin yaşadığı iddia edilen
yıllardan yüzyıllar öncesinde Orta Asya'da ''Ayaz Ata'' ve ''Kar kız'' hikayesi
vardı.
Ayaz Ata Türk Mitolojisine göre kışın soğukta ortaya çıkan,
kimsesizlere ve açlara yardım eden, garipleri sevindiren bir efsaneydi.
Türklerin eski inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında
bir ''akçam ağacı'' bulunuyor. Buna ‘hayat ağacı’ deniliyor.
Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve
işlemelerimizde görebiliyoruz.
Türklerde güneşin çok önemli olduğu biliniyor. İnançlarına
göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 21 Aralık’ta gece-gündüzle
savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.
İşte bu güneşin zaferi, yeniden doğuşu, Türkler büyük
şenliklerle ‘akçam ağacı’ altında kutluyor. Güneşin yeniden doğuşu, bir ''yeni
doğum'' olarak algılanıyor.
Akçam eski Türkler' de dünyanın merkezindeki kutsal yaşam
ağacıdır. Anadolu halı ve kilim desenlerinde vardır.
Nardugan’da insanlar evlerini temizler, en iyi elbiselerini
giyerdi. Ağacın etrafında dans edip şarkı söylerler, yaşlılar ziyaret edildi.
Aileler bir arada olur, özel yemekler yenirdi.
Hz. İsa’nın yaşadığı topraklarda çam ağacı yetişmezdi ve
Türklerin Avrupa’ya geçişi ile Hıristiyanlar tarafından Türklerden alınmıştır.
Ayaz Ata ve Kar Kız…
Özbeklerde Ayoz Bobo,
Kırgızlarda Ayaz Ata (Аяз Ата)
Kazaklarda Ayaz Ata (Аяз Ата),
Azerbaycan Türklerinde Şahta Baba,
Tatarlarda Qış Babay,
Başkurtlarda Kış Babası olarak bilinir ve ‘Kar Kızı’ adında
bir de kızı veya torunu vardır.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı
Alıntıdır.

