Türkiye'nin Arap alfabesini terk edip Türkçeleştirilmiş Etrüsk/Latin alfabesine geçişi bir gecede yaşanan bir hadise değildi.
Arap harflerinin Türkçedeki ünlü harfleri karşılayamaması ve bunun özellikle de ordu yazışmalarında karışıklığa yol açması 1850lerden beri tartışılıyordu.
Ancak daha da önemlisi Türk devletlerinin 1920'lerde toplu olarak Latin alfabesine geçmeleriydi.
1922'de Azerbaycan ilk geçen Türk devleti oldu.
1926'da Bakü Türkoloji Kongresinde tüm Türk halkları için Latin alfabesine geçiş kararı alındı.
1927'de Türkmenistan ve Kırgızistan,
1928'de Özbekistan, Tacikistan ve Türkiye,
1929'da Kazakistan, Tataristan ve Başkurdistan Türkçeleştirilmiş Latin alfabesine geçti.
Türk dünyası için "dilde, fikirde, işte birlik" şiarının en önemli adımlarından biriydi. Türkiye yüzünü Türk dünyasına dönmüştü.
Ancak daha sonra SSCB bu ortak bağı koparmak için 1938'den itibaren Sovyetlerdeki Türklere Kiril alfabesini zorunlu kıldı. Hatta her birinin alfabesine farklı harfler ekledi. Bir Kırgız Türkü, Kazak Türkünün yazısını okuyamaz hale geldi.
Sovyetlerin dağıldığı 1991 sonrası ise tekrar ortak alfabe süreci başladı ve devam ediyor.
Türkiye'nin Arap alfabesini terk edip Türkçeleştirilmiş Etrüsk/Latin alfabesine geçişi bir gecede yaşanan bir hadise değildi.
Dr. Buğra Sucu, Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi
(Alıntıdır.)