Amazonya: Gezegenin Büyük Yeşil Kalbi
Amazonya’dan bahsettiğimizde sadece “bir Orman "dan söz etmiyoruz.
Dünyanın en önemli doğal sistemlerinden birinden bahsediyoruz:
İklimi düzenleyen
Devasa miktarda karbon depolayan
“Uçan nehirler” olarak adlandırılan nem akışlarıyla yağışları besleyen
Başka hiçbir yerde bulunmayan bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan eşsiz bir bölge.
Aynı zamanda Amazonya, binlerce yerli topluluğun ve kadim halkların yurdu. Bu insanlar, kuşaklar boyunca aktarılan bilgi ve yaşam biçimleriyle bu toprakların dengesini korumada hayati bir rol oynuyor.
En dikkat çekici noktalardan biri ise şu:
Amazonya tek bir ülkeye ait değil.
8 ülkeye ve Fransız Guyanası’na yayılan dev bir mozaik gibi; her parçası bütün için hayati öneme sahip. En büyük pay Brezilya’da olsa da, ekosistemin dengesi tüm bölgenin birlikte korunmasına bağlı.
Aşağıda Amazonya’nın hangi ülkede ne kadar yer kapladığını ve her bölgeye dair ilginç bir bilgiyi bulabilirsin:
Brezilya (yaklaşık %60)
Amazonya’nın en büyük kısmı Brezilya’da yer alır. Uçsuz bucaksız ormanlar, dev nehirler ve insan etkisinin hâlâ çok sınırlı olduğu alanlar bulunur.
İlginç bilgi: Uzak bölgelerde, dış dünyayla hiç temas kurmamış, gönüllü izolasyonda yaşayan yerli topluluklar hâlâ vardır.
Peru (yaklaşık %11–13)
Peru Amazonya’sı, And Dağları ile yağmur ormanlarını birbirine bağlayan eşsiz bir doğal geçiş alanıdır. Nehirler, ormanlar ve kültürel çeşitlilik açısından son derece önemlidir.
İlginç bilgi: Amazon Nehri’nin en bilinen kaynaklarından biri Peru’nun güneyindeki And Dağları’nda bulunur; yani bu dev nehir, yolculuğuna ormandan çok uzakta başlar.
Kolombiya (yaklaşık %7)
Kolombiya Amazonya’sı ülkenin güneyinde yer alır ve karayolu ulaşımı birçok noktada neredeyse yoktur. Burada hayat, nehirler etrafında şekillenir.
İlginç bilgi: Bazı bölgelerde ulaşım hâlâ sadece nehir veya uçakla sağlanır; bu da birçok alanın neden “el değmemiş” hissi verdiğini açıklar.
Bolivya (yaklaşık %7)
Bolivya’nın kuzeyinde Amazonya, ovalar ve farklı yüksekliklerle birleşerek son derece zengin yaşam alanları oluşturur.
İlginç bilgi: Madidi Ulusal Parkı, dünyadaki en yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip alanlardan biri olarak kabul edilir.
Venezuela (yaklaşık %6)
Venezuela Amazonya’sı; yağmur ormanları, nehirler, savanlar ve çok eski jeolojik oluşumlar olan tepuy’lerle dikkat çeker.
İlginç bilgi: Roraima gibi tepuy’ler, filmlerde ve popüler kültürde kullanılan “başka bir dünya” manzaralarına ilham vermiştir.
Guyana (yaklaşık %3)
Guyana, insan etkisinin düşük olduğu geniş tropikal orman alanlarını korumayı başarmış ülkelerden biridir.
İlginç bilgi: Ülke topraklarının %80’inden fazlasının hâlâ ormanlarla kaplı olduğu sıkça vurgulanır.
Surinam (yaklaşık %2)
Surinam, geniş orman alanlarını büyük ölçüde koruyan nadir ülkelerden biridir ve bölgesel denge açısından önemlidir.
İlginç bilgi: Yüksek orman örtüsü oranı ve görece düşük çevresel baskı ile dikkat çeker.
Ekvador (yaklaşık %1)
“El Oriente” olarak bilinen Ekvador Amazonya’sı yüzölçümü olarak küçük olsa da, biyolojik ve kültürel zenginliğiyle öne çıkar.
İlginç bilgi: Yasuní Ulusal Parkı, kilometrekare başına düşen canlı çeşitliliği açısından dünyanın en zengin alanlarından biridir.
Fransız Guyanası (yaklaşık %1)
Amazonya içindeki payı küçük olsa da, geniş korunan orman alanlarıyla önemli ekolojik koridorlar barındırır.
İlginç bilgi: Topraklarının büyük bölümü hâlâ tropikal ormanlarla kaplıdır.
Sonuç olarak:
Amazonya tek bir bütündür, sadece haritalarda bölünmüştür. Bir yerde yaşanan tahribat, tüm sistemi etkiler: iklimi, nehirleri, canlıları ve insanları. Onu korumak tek bir ülkenin değil, herkesin ortak sorumluluğudur.
Kaynaklar:
• WWF – Amazon Biome Overview
• National Geographic – Amazon Rainforest
• IPBES – Global Assessment on Biodiversity
• FAO – State of the World’s Forests
Sence Amazonya’yı korumak için en acil adım hangisi?
Ormansızlaşmayı durdurmak mı,
Yerli toplulukları desteklemek mi,
Daha fazla koruma alanı oluşturmak mı?
