3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



MEDENİYET




"Bina sakininin ayakkabısının tekini çöpe attım!

Bunu bilerek yaptım. Benim adım Kahraman. 55 yaşındayım.

15 yıl 50 daireli bu apartmanda görevli olarak çalıştım.

Emekli oldum.

Ama bu binayı hâlâ bırakamadım. Tekrar çalışmaya başladım.

Çünkü ben bu binada sadece temizlik yapmadım…

Düzen kurdum.

Bizim apartmanda bir kural vardı:

Kapı önüne bir şey bırakılmaz.

Herkes uyardı.

Bir tek orta kattaki yeni taşınan daire hariç.

İlk başta bir çift ayakkabıydı.

Sonra iki.

Sonra üç.

Sonra kocaman kat kat ayakkabılık.

Koridor daraldı.

Bir gün yaşlı bir kadın geçerken duvara tutundu.

Bir çocuk ayağını taktı.

Bir adam söylenerek yan geçti.

Koku… Zaten her gün oradaydı.

Toplantı yaptılar;

“Ortak alan burası.”

“Abartmayın.”

“Bina kokuyor.”

Herkes konuştu.

Kimse değiştirmedi.

Ben sustum.

Çünkü ben şunu biliyorum:

İnsanlar uyarıyla değil…

Kayıpla öğrenir ve kapının önünde olan çöptür.

Bir sabah erkenden yukarı çıktım.

Koridorda kimse yoktu.

O ayakkabılığa  bir daha baktım.

15 yıl boyunca o zemini ben sildim.

O düzeni ben korudum.

Eğildim.

Bir çift topuklu ayakkabıyı seçtim.

Tekini aldım.

Aşağı indim.

Ve sokaktaki çöp konteynerine attım.

Akşam kapı çaldı.

Kadın panik:

“Ayakkabımın teki kayıp!

Yurtdışından,  Paris'ten aldım… Euroyla… Çok pahalıydı!”

Kapı-kapı dolaştı.

Kimse bir şey bilmiyor.

Ertesi gün…

Ayakkabılık yoktu.

Koridor açıktı.

İnsanlar rahat yürüyordu.

Apartman grubunda mesajlar başladı:

Şikâyet edenlerin tavrı değişti. Herkes kendince masumiyetini ispat etmeye çalıştı.

“Bu yapılan suç!”

“İnsanların malına dokunamazsınız!”

“Kim yaptıysa rezalet!”

Herkes sonucu konuştu.

Kimse sebebi konuşmadı.

Şimdi sana soruyorum:

Bir ayakkabıyı çöpe atan mı yanlış…

Yoksa 50 dairenin alanını işgal eden mi?

Çünkü gerçek şu:

Sınır koymazsan…

İnsanlar genişler.

Sen sustukça…

Onlar hak zanneder.

Ve bir gün…

Sen “iyi insan” olmaktan çıkarsın.

Sorun çözen insan olursun.

Ve o gün verdiğin karar şudur:

“Ya herkesin hakkını korursun…

Ya da kimsenin hakkı kalmaz.”

Bu hikâye gerçek olaylardan ilham alınarak yazıldı.


Nazım Hikmet Ran sayfasından alınmıştır.


Çok ta "şey" etmemek lâzım... Biraz sabır her şeyi çözecek!

Biraz sabır = bir kaç yüzyıl anlamındadır.

Ezcümle neredeyse her apartmanda rastlanabilen bu görüntü kirliliği, vurdumduymazlık, saygısızlık, iğrenç görüntü bazı canlıların yanlış yerde konaklamasının neticesidir. Mesela apartmanla ahırı karıştırmak gibi. Ayakkabı, terlik bir eşyadır. Tıpkı evdeki altınlar, değerli diğer eşyalar gibi. "E, onları neden kapının dışında bırakmıyorsunuz muhteremler?" diye sorasım var.

Demem o ki apartmanlar 'insanlar' için inşa edilmiştir.