Sabiha Gökçen (22 Mart 1913, Bursa-Osmanlı İmparatorluğu - 22 Mart 2001, Ankara-Cebeci Askerî Şehitliği,), Türk pilot. Türkiye'nin ilk kadın pilotlarından biri olan Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün sekiz manevi evladından birisi idi. Uçuş kariyeri boyunca 8.000 saat civarı uçuş gerçekleştirdi ve otuz iki farklı askerî operasyona katıldı. Adı, İstanbul'un ikinci havalimanı olan Sabiha Gökçen Havalimanı'na verilmiştir.
Çocukluğu:
Bursa Vilayet
Başkâtibi olan Hafız Mustafa İzzet Bey ile Hayriye Hanım’ın kızları olan
Sabiha, 22 Mart 1913'te Bursa'da dünyaya geldi. Edirne Defterdarı
olan babası Hafız İzzet Bey, Jön Türk olduğu
gerekçesiyle Bursa'ya
sürülmüştü. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden ve ağabeyi Neşet tarafından
büyütülen Sabiha,
Atatürk, ağabeyinden izin alarak zor şartlar
altında yaşayan Sabiha'yı evlat edindi ve Ankara’ya
götürdü.
Sabiha;
Çankaya İlkokulu, bugün ismi Robert Lisesi olan
Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve Üsküdar Amerikan Lisesinde eğitim
gördü. Rahatsızlığı nedeniyle öğrenimini yarıda kesip Heybeliada ve Viyana’da
tedavi gördü.
Bir süre Fransızcasını ilerletmek
amacıyla Paris’te
bulundu.
1934'te Soyadı Kanunu'nun
çıkmasından sonra Mustafa Kemal, Sabiha'ya "Gökçen"
soyadını verdi.
Havacılık kariyeri:
Gökçen, yedi
erkek öğrenciyle birlikte Kırım'a
gönderilerek altı aylık yüksek planörcülük eğitimini Koktebel Yüksek
Planör Okulunda tamamladı. Moskova'ya
motorlu uçak okuluna gitmeyi planlıyordu. Ancak manevi kız kardeşi Zehra'nın
ölüm haberini alınca bu düşünceden vazgeçerek ülkesine döndü.
Bir süre
dünyaya küsen Sabiha, Atatürk'ün ısrarları ile yeniden çalışmalara
başladı. Eskişehir Havacılık Okulunda Savmi Uçan ve Muhittin Bey'den özel
uçuş eğitimi aldı. 25 Şubat 1936'da ilk defa motorlu uçak ile uçmaya başladı.
Gökçen'in, uçuş eğitimde gösterdiği başarılardan dolayı, Atatürk kendisine şunları söylemiştir:
“Beni çok mutlu ettin… Şimdi artık senin için planladığım şeyi
açıklayabilirim… Belki de dünyada ilk askerî kadın pilot olacaksın… Bir Türk
kızının dünyadaki ilk askerî kadın pilot olması ne iftihar edici bir olaydır,
tahmin edersin değil mi? Şimdi derhâl harekete geçerek seni Eskişehir’deki
Tayyare Mektebine göndereceğim. Orada özel bir eğitim göreceksin!”
O yıllarda -kızlar askerî okullara alınmadığı için- özel bir üniforma giydirilerek Eskişehir
Uçuş Okulunda, 1936-1937 döneminde on bir ay boyunca özel eğitim aldı. Bu
eğitim sırasında kendisine ilkokul öğretmeni Nüveyre Uyguç eşlik
etti. Gökçen, brövesini aldıktan sonra Eskişehir'deki 1. Hava Alayı'nda altı ay
görev yaptı, bu sırada Trakya ve Ege manevralarına
katıldı.
Dersim Harekâtı:
1937 yılında Tunceli'de çıkan ayaklanmayı bastırmak için başlatılan Dersim Harekâtı'nın hava saldırısı safhasında yer aldı. Bu harekâtta gösterdiği üstün başarı sebebi ile, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nın da katıldığı bir törenle kendisine "Türk Hava Kurumu Murassa (İftihar) Madalyası" verildi. 30 Ağustos 1937'de askerî uçuş brövesi aldı.
Hatay'ın Türkiye'ye katılması:
1937'de Fransa'nın, Hatay'ı Suriye'ye devretmeye hazırlandığı yolundaki haberler, Ankara'da sert tepkiyle karşılandı. Atatürk'ün emriyle üniformasını giyen Sabiha Gökçen, Fransız elçisinin önünde havaya üç el ateş etti ve "Hatay'ın vatana katılması için gerekirse silahlanırız!" dedi. Olay sonunda yine Atatürk'ün emriyle tutuklanan ve mahkemeye çıkan ve yasa gereği bir gün hapis yatan Sabiha Gökçen'in çıkışı sayesinde Atatürk'ün planı tutmuş ve Fransızlara gözdağı verilmiş, kararlılık gösterilmiştir.
Balkan Turu:
1938'de
uçağıyla beş gün süren bir "Balkan Turu" yaptı. Ankara'da bulunan
Balkan Paktı heyeti üyelerinin Sabiha Gökçen ile tanıştıktan sonra kendisine
uçakla başkentlerine gelmeyi önermeleri üzerine bu tur fikri doğmuştu.
Gökçen, Atatürk'ün arzusu üzerine bu turu yanına bir
makinist dahi almadan, tek başına gerçekleştirdi.
Vultee tipi bir uçakla İstanbul'dan
havalandıktan sonra Atina'ya, ardından Sofya ve Belgrad'a gitti. Kendisine
Yugoslav Genelkurmay Başkanı tarafından "Beyaz Kartal" nişanı
verildi. İstek üzerine Bükreş'te bir gösteri uçuşu yaptıktan sonra altıncı gün
olan 22 Haziran'da İstanbul'a döndü. Bu Balkan turu, basının büyük ilgisini
uyandırmış; her yerde göklerin kızı olarak anılmasına neden olmuştur.
Atatürk'ün ölümünden sonraki dönem:
Manevi
babası Atatürk öldükten sonra hayatını yeniden
düzene sokan Gökçen, kadınların orduda görev yapmasına ilişkin yasa çıkmadığı
için ordudan ayrıldı ve Türkkuşu Uçuş Okulu'na başöğretmen tayin edildi. 1955'e
kadar bu görevini başarıyla sürdürdü. Türk Hava Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi
oldu. Hayatı boyunca toplam 22 değişik hafif bombardıman ve akrobatik uçakla
uçtu.
1953 ve
1959'da davet edildiği ABD'ye Türk toplumu ve Türk kadınını
tanıtmak amacıyla giden Gökçen için büyük bir Amerika turu düzenlenmiştir. Son
uçuşunu 1996'da 83 yaşında iken Fransız pilot Daniel Acton eşliğinde Falcon
2000 uçağıyla yapmıştır.
1996'da
havacılık kariyerinin en büyük ödülünü almıştır. Amerikan Hava Kurmay
Koleji'nin mezuniyet töreni için düzenlenen "Kartallar Toplantısı"nın
onur konuğu olarak katıldığı Maxwell Hava Üssü'ndeki törende "dünya
tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri" seçildi. Bu ödüle layık görülen
ilk ve tek kadın havacı oldu.
Ölümünden 2
yıl önce Hukukun Egemenliği Derneği tarafından
onuruna verilen törende kendisine, adına bestelenen, klasik rock opera
tarzındaki eser dinletildi.
Ölümü:
Sabiha Gökçen 22 Mart 2001 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisinde 88 yaşında kalp yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.
Ödül ve madalyaları:
Ermeni asıllı olduğu iddiaları:
Sabiha Gökçen'in -ölümünden sonra- Ermeni asıllı olduğu iddiaları ortaya atıldı. 2004 yılında Antep asıllı Ermenistan vatandaşı Hripsime Gazalyan, Gökçen'in kendisinin teyzesi olduğunu ve asıl adının "Hatun Sebilciyan" olduğunu iddia etti.
Gazalyan'a göre Hatun, kız kardeşi Diruhi ile birlikte Şanlıurfa'nın Saylakkaya (Cibin) köyündeki yetimhaneye verilmiş, 5-6 yaşlarında iken Atatürk tarafından evlat edinilmişti. Ek olarak aynı yıl Agos gazetesinde yayımlanan "Sabiha-Hatun'un Sırrı" başlıklı yazıda Gökçen'in yeğeni olduğu belirtilen Gaziantepli Hripsime Sebilciyan ile yapılan röportajda Gökçen'in Ermeni asıllı olduğu öne sürülmüştür.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Ermeni Kırımı'ndan hemen sonra Gökçen'i yetimhaneden evlat ettiğinden bahsedilmiştir. Türk-Ermeni dil bilimci Pars Tuğlacı; Sebilciyan'ın iddialarının yanlış olduğunu, Gökçen'in Ermeni geçmişini Ankara'da iken Beyrut'tan iletişime geçen aile üyeleri sayesinde keşfettiğini belirtmiştir. Gökçen'in Ermeni akrabalarını Beyrut'ta ziyaret ettiği ve burada Sarkis, Boğos, Haçik ve Hovhannes adında dört erkek kardeşi olduğu da iddia edilmiştir.
Türk Hava Kurumundan yapılan yazılı bir açıklamada da bu iddiaların Sabiha Gökçen hayatta iken yapılmayışı ve kendisine cevap hakkı tanınmayışı eleştirildi ve bu durumun kasıtlı olduğu ileri sürüldü.
Atatürk'ün diğer manevi kızı Ülkü Adatepe, ilk evliliğini Sabiha Gökçen'in amcasının oğlu olan Üsteğmen Fethi Doğançay ile yapmıştı. Ülkü Adatepe, son eşi Öke Adatepe ve Gökçen'i yakından tanıyan gazeteci yazar Orhan Karaveli ile birlikte, Gökçen hakkındaki Ermenilik iddiaları üzerine bir basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda Sabiha Gökçen için kendileri tarafından hazırlanan soyağacı basın mensuplarına dağıtılarak iddialar yalanlandı.
Eski maliye
bakanlarından Vural Arıkan'ın eşi Nevin Arıkan, babasının
Sabiha Gökçen ile kardeş torunları olduğunu belirterek Sabiha Gökçen'in Ermeni
değil Boşnak asıllı olduğunu ifade etmiştir. Sabiha Gökçen'in
manevi kızı Sabiha Özogan da Sabiha Gökçen'in annesi Hayriye Hanım'ın Saraybosna doğumlu
olduğuna işaret ederek Boşnak köken iddiasını desteklemiştir.