3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



ONAT KUTLAR

 


Onat Kutlar (25 Ocak 1936, Alanya – 11 Ocak 1995, İstanbul) Türk şair, yazar ve düşünürdür.

1959 yılında yayımlanan İshak ile 1960 yılında Türk Dil Kurumu Ödülü'nü kazandı. Fethi Naci'ye göre İshak, dünya edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmelidir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenimini, son dersinin sınavına girmeyerek bıraktı ve felsefe okumak amacıyla Paris'e gitti. İki yıl sonra döndüğünde bir süre Doğan Kardeş dergisinde çalıştı.

İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulunda ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulunda görev yaptı. 1994 yılında Fransız hükûmetince verilen L'Ordre des Arts et des Lettres Ödülü'yle onurlandırıldı.

30 Aralık 1994'te Opera Pastanesi'ne bırakılan bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı. Aynı patlamada arkeolog Yasemin Cebenoyan da öldü. Kutlar, 11 Ocak 1995'te öldü ve Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Olay, İBDA-C tarafından üstlenilse de faillerin yakalanmasıyla PKK tarafından düzenlendiği ortaya çıkmıştır.


BİR SORU

Akşamüstü oturdum yol kıyısına
Düşündüm
Ne kalacak bizden geriye
Balkan yaylasIndan ve bozkırlardan
Kafdağlarına giden şu bulut
Sonsuz mevsimlerle esmerleşen
Şu toprak ve derin çınar ağacı
Biz yokken de vardı
Çocukların şu gülen sarı feneri
Ayışığı
Ve ıssız balkonlarda
Kırmızı biberlerle üzgün yaşlıları
Aynı mandalda kurutan güneş
Çayırda gölgeler bırakacak
Dalgın yeryüzünde çekilirken
Kalabalık çarşılara tortusu
Çökecek
Tüccarın kanpazarından
Mezarlığa taşıdığı paranın
Değirmeni döndüren ter ırmağı
Kuruyunca ardında tuz kalacak
Ve bir anı öfkeli işçilerden
Sinirli kediler bir tekir şerit
Olacak
Ve bir çöl esintisi
Dörtnala kaybolan arap atları
Bir çavdar haritası çizecek
Bozkırı terkeden tarla faresi
Kuş tüyleri gökyüzünün camını
Buzlu yazılarla donatacak
Hersey değişiyor ama ne yapsak
Duracak
Tarihin uzun duvarı
Taşlara kırmızı izler bırakan
Ve aynı kıyıdan yürüyen köle
Silecek kıralların adını
Gene de karanlık dağ başlarında
Yarın bir kin gibi hatırlanacak
Kanlı soy ağacının dalları
Kiraz ve kamıştan kavalımızın
Sesleri
Dağılıyor havada
Bir kuyu ağzından geçiyor gibi
Rüzgarı mor fistanli zamanın
Bu güzel şarkı da unutulacak
Kıyımlar acılar kanlar içinde
Savrulurken yaşadığımız günler
Bu soruyu mutlaka soracaksın
Ne kaldı ne kaldı bizden geriye?

 

Onat Kutlar