Ali Oktay Rifat (10 Haziran 1914, Trabzon - 18 Nisan 1988, İstanbul), Türk şair, oyun ve roman yazarıdır.
Türk şiirinin en büyük isimlerinden birisi kabul edilir. Orhan Veli ve Melih Cevdet'le birlikte Garip Akımı'nın kurucularındandır. 1955 yılından itibaren İkinci Yeni adlı şiir akımına yönlenmiştir. Şiir dışında roman ve oyun türlerinde de eserler vermiştir.
Şair Nazım Hikmet'in kuzenidir. Soyadı Kanunu’nun (21 Haziran 1934) kabul edilmesinden sonra, 1932 yılında vefat eden Türk Dili Tetkik Cemiyetinin (bugünkü adıyla TDK) ilk başkanı olan babası Sâmih Rifat’ın adını, soyadı olarak almayı uygun bulmuştur. Kendisine ait bütün resmi kayıtlarda soyası Rifat olarak geçer. Kendisi almadığı ve kullanmadığı halde pek çok kaynakta soyadı “Horozcu” olarak geçer.
Fransızca çevirmeni Sabiha Rıfat ile evli olan Oktay Rıfat; yazar, çevirmen ve şair Samih Rıfat’ın oğludur. Son günlerine dek eser vermeyi sürdüren sanatçı, “Yağmur Sıkıntısı” adlı oyununu tamamladıktan sonra 18 Nisan 1988 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
GÜNLER GEÇMİŞ BURALARDAN
Yokuşu bitirince artık görünecektir
Kırmızı cumbasıyla aşı boyalı evin
Ellerini tutunca bir çocuk gibi sevin
Bir beyaz pırıltılı tepside kahve getir
Konuş gülümseyerek, hatırla, bir an düşün
Fakat ne kadar büyümüş cumbada duran ıtır
Kaybolan günlerinden bulduğum parçalardır
Resimler, bir seccade, gözlerin ve gülüşün
Günler geçmiş buradan sanki bırakmadan iz
Mevsimler arkasında sürüyüp mevsimleri
Bak gene pencerende cami güvercinleri
Odan gene aydınlık, gene ferah ve temiz
Bu acayip çiçekler, hiç bitmeyen bu bahar
Basma perdelerine hangi iklimden gelir?
Yedi veren gül gibi dört mevsim çiçek verir
Pencereye dizdiğin aydınlık sardunyalar
Değecek merdivende ayaklarıma kedin
Gözlerime bakacak beni hatırlar gibi
içimde söylenecek bir lakırdı var gibi
Ve şaşıran sevinci yüzümde saadetin
Oktay Rifat