Taksim’in Adı Nereden Geliyor? Maksem’in Hikayesi
TAKSİM
MUTLU İNSANIN HİKAYESİ OLMAZ
Kadın frengi hastası, 8 çocuğu var. çocukların üçü sağır, ikisi kör, biri zeka engelli. Kadın hamile ve doğan çocuk;
İNTİHAR BİTKİSİ
"İntihar Bitkisi" Gympie-Gympie: Doğanın En Acımasız Savunma Mekanizması
GEBELİK
Vücudun Mühendisliği: Gebelikte Organlar Nasıl Yer Değiştirir?
Hiç düşündünüz mü; bebek büyürken annenin iç organlarına ne olur? Bu sadece karın bölgesinin genişlemesi değil, vücudun hem anneyi hem de bebeği hayatta tutmak için gerçekleştirdiği muazzam bir yeniden yapılandırma sürecidir! İçerideki Yolculuk:
• Mide ve Bağırsaklar: Rahim büyüdükçe bağırsaklar yukarı ve yanlara kayar, mide ise doğrudan baskı altında kalır. Hamilelerin çabuk doyması veya reflü (mide yanması) yaşamasının sebebi budur: yemekler için ayrılan alan daralır.
• Solunum Sistemi: Diyafram kası yaklaşık 4 cm yukarı kalkar. Akciğer kapasitesi azalmasa da, göğüs kafesi dışa doğru genişleyerek nefes almayı telafi eder. Bu nedenle hamileler, hafif eforlarda bile nefes nefese kalabilir.
• Mesane: Rahmin komşusu olan mesane baskıyı ilk hisseden organdır. Kapasitesi daralır ve sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı doğar.
• Kalp: Kan hacmi yaklaşık %50 artar! Kalp, bu ekstra yükle başa çıkmak için biraz büyür ve göğüs boşluğundaki pozisyonunu hafifçe değiştirir.
Bu Nasıl Mümkün Oluyor?
Organlar sadece yer değiştirmekle kalmaz; hormonal bir mucize gerçekleşir! Relaksin (Relaxin) hormonu sayesinde eklemler ve bağlar gevşer; böylece organlar zarar görmeden kayabilir ve göğüs kafesi esneyebilir.
Doğumdan Sonra:
Bebek dünyaya geldikten sonra, organlar birkaç hafta süren bir iyileşme süreciyle kademeli olarak eski yerlerine döner.
Not: Bir canlının içinde başka bir canlıya yer açan bu biyolojik tasarım gerçekten hayranlık uyandırıcı!
#hamilelik #biyoloji #tıp #bilim #insanvücudu #sağlıkbilgisi #gebelikbilimi
YELKEN BALIĞI
Otoyolda ilerleyen bir otomobili geride bırakabilecek kadar hızlı bir canlı hayal edin; yelken balığı, evrimsel mühendisliğin gerçek bir harikasıdır ve saatte 110 km’yi aşan hızlara ulaşabilir. Bu su altı sprinteri yalnızca ham güçle hareket etmez; yüksek hızdaki av kovalamacalarında mükemmel bir akışkanlık kazanmak için, yelkeni andıran büyük sırt yüzgecini sırtındaki özel bir oluğa doğru katlayarak gelişmiş bir “sürüklenme azaltma” mekanizması kullanır. Daha da etkileyici olan, sinir sistemi aracılığıyla neredeyse anında renk değiştirebilmesidir; parlak mavi ve mor çizgileri bir anda belirerek avı şaşırtmak veya diğer avcılarla yüksek hızdaki saldırılar sırasında iletişim kurmak için kullanılır.
Rekor kıran hızının ötesinde, yelken balığı gözlerinin yakınında bulunan ve beyin ile retina dokularını soğuk sularda sıcak tutan biyolojik bir ısıtma sistemine sahiptir. Bu termal avantaj, görsel işlem hızını avlarınınkinden çok daha yüksek bir seviyeye çıkarır; böylece su altındaki kaotik bir kovalamaca, bu yırtıcı için adeta yavaş çekimde gerçekleşen bir avlanma sürecine dönüşür. Korkutucu görünümüne ve büyük boyutuna rağmen, bu balıklar şaşırtıcı derecede çeviktir; sık sık suyun üzerine doğru yüksek sıçrayışlar yaparak hem güçlerini sergilerler hem de derin deniz kadar hava-su arayüzünde de ustalaştıklarını gösterirler.
ROMAN
ROMAN OKUNMASI ÜZERİNE KISA BİR YORUM
SESLİ KİTAPLARIM
İran Hududunda Bir Tilki - Roman
Barış - Anı ve Öykü

