3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



ÂŞIK VEYSEL

  


 

Âşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu (25 Ekim 1894, Şarkışla - 21 Mart 1973, Sivas), Türk halk ozanı ve şairdir. Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan Veysel Şatıroğlu, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuklarından biri olarak 25 Ekim 1894'te Sivas Vilayeti'nin Tenos (bugünkü Şarkışla) kazasında doğdu. Çocukken görme yetisini kaybetmesine rağmen şiirlerinde hoşgörü, sevgi, birlik ve beraberlik, vatanseverlik ve tabiat konularını işleyen Âşık Veysel; "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Kara Toprak" ve "Güzelliğin On Para Etmez" gibi birçok eser bıraktı. Türkiye'de âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul gören Veysel, Türkçeyi en yalın ve güçlü şekilde kullanan isimlerden birisi olarak kabul edilmektedir.

Eserleri; Tarkan, Barış Manço, Gülden Karaböcek, Selda Bağcan, Haluk Levent, Belkıs Akkale ve Hümeyra gibi birçok sanatçı tarafından tekrar yorumlandı. Amerikalı elektrogitar virtüözü Joe Satriani, 2008'de çıkardığı albümde "Aşık Veysel" isimli kendi bestelediği enstrümantal bir esere yer verdi. Veysel, 2022 yılında "vefa" kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne'ne layık görüldü. Aralık 2022'de yayımlanan cumhurbaşkanlığı genelgesi ile ölümünün 50. yıl dönümü nedeniyle 2023 yılının Türkiye'de "Aşık Veysel Yılı" olarak kutlanacağı ilan edildi.


Âşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas Vilayeti'nin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Şatıroğlu'ndan önceki soyadı Ulu'dur. Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti.

Kendi anlatımına göre:

Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan.

Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ili dolaşmaya başladı.

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970'li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok ve Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Âşık Veysel'in çocuklarından öğretmen olan Bahri Şatıroğlu, babasının yaşamını gün gün deftere almış ve pek çok çalışmaya kaynak kişi olarak katılmıştır. Ayrıca babasının saz ve söz geleneğini sürdürmektedir.

Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. 1973 yılında akciğer kanseri sonucunda öldü. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.

Hakkında yapılan çalışmalar:

Âşık Veysel ile ilgili yapılan araştırmalar içerisinde Kutlu Özen önemli bir yere sahiptir. Ölümünden sonra yüzünün kalıbının alınması sırasında orada bulunan kişilerden birisidir. "Âşık Veysel Selam Olsun Kucak Kucak" adlı eseri bir başvuru kitabı niteliğindedir.

Hatırası:

1952'de senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yazdığı, Metin Erksan'ın yönettiği Karanlık Dünya filminde Âşık Veysel de oynadı. Film, "Anadolu'daki ekinleri cılız ve kısa boylu gösterdiği için" yasaklandı. Filmde "kaçan eşi Esma'nın çorabına para koyma" olayı gerçek olmamakla birlikte özellikle kadın hakları aktivistleri ve geniş halk kitleleri tarafından gündemde tutulmuş ve Âşık Veysel'in eserlerinde yansıttığı değerlerle ilişkilendirilmiştir. Gerçek ise köye tekrar dönen Esma'ya mağduriyet yaşamaması için ölümüne kadar destek olduğudur.

2014 yılının Kasım ayında Devlet Opera ve Balesi, Âşık Veysel'in ölümünün 41. yılı anısına onun türkülerinden yola çıkılarak hazırlanan, tek perdelik dans tiyatrosu "Dostlar Beni Hatırlasın" sahneye konulmuştur. 17 Kasım 2014 yapılan prömiyere onur konuğu olarak Âşık Veysel'in kızı Menekşe Süzer ve torunları Gündüz Şatıroğlu, Hayrettin Süzer, Nazender Süzer, Halil Süzer ve Gülizar Bulguer katılmıştır. Gösterinin rejisörlüğünü İhsan Bengier yaparken gösteride Almula Ersoy, Ayşegül Aydemir, Deniz Alp, Sevim Başol ve Müge Gündüz gibi isimler rol almıştır.

Âşık Veysel'in hayatını anlatan bir başka film olan Aşık, 2016'da çıktı. Bilal Babaoğlu tarafından yazılıp yönetilen filmde Âşık Veysel'i Emirhan Kartal, ilk eşi Esma'yı Meltem Miraloğlu ve ikinci eşi Gülizar'ı Âşık Veysel'in torunu tiyatro oyuncusu Yeliz Şatıroğlu canlandırmıştır.

2023 yılında Sivas Atatürk ve Kongre Müzesinde anısına bir oda oluşturuldu. Odada Âşık Veysel'in kişisel eşyaları, fotoğrafları, silikon heykeli, plakları, kasetleri ve köy yaşantısını yansıtan eşyaları yer aldı.

Büyük halk ozanı Âşık Veysel'in yaşadığı Sivrialan köyündeki evi 1982 yılından itibaren Kültür Bakanlığı tarafından müzeye dönüştürülmüştür. Âşık Veysel'in kişisel eşyaları, balmumu heykeli, sazları, fotoğraflar bulunmaktadır.

Her yıl 16-21 Mart tarihleri arasında Şarkışla Sivrialan köyünde anma törenleri ve Âşıklar Bayramı düzenlenmektedir.

Âşık Veysel Kültür Derneği, 1972 yılında Âşık Veysel Şatıroğlu'nun izni alınarak kurulmuştur. Derneğin amacı, halk ozanını bütün yönleriyle tanıtmak ve yaşatmak için sosyal ve kültürel faaliyetler yürütmektir. Dernek kurulduğu günden bu yana özellikle Âşık Veysel'in ölüm yıl dönümü olan 21 Mart haftasında anma programları düzenlemektedir. 1972'de kurulan derneğin faaliyetleri ülkenin siyasi değişimlerinden etkilenmiş ve zaman zaman kesintiye uğramıştır. Dernek bir dönem "Dost Dost" adında bir de dergi çıkarmıştır. 2015-2018 yılları arasında torunlarından Gündüz Şatıroğlu dernek başkanlığını yürütmüş bu dönemde başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere UNESCO, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve Ressam Funda İyce Tuncel ile kültür-sanat projeleri hayata geçirilmiştir. Projeler arsında Dostlar Beni Hatırlasın, Uzun İnce Yol, Renklerdeki Işık, Toprak Gibidir Veysel ve Bu Bendeki Aşk Olmasa yoğun ilgi görmüştür. Gündüz Şatıroğlu yine bu dönemde Âşık Veysel bibliyografyası hazırlanmasına katkı sağlamıştır.

Aşık Veysel Meslek Yüksekokulu: Âşık Veysel'in vasiyeti dikkate alınarak adının verildiği ilk eğitim kurumu olma niteliği taşımaktadır. Cumhuriyet Üniversitesine bağlı olan kurum ortalama 700-800 öğrenci mevcudu ile öğrenime devam etmektedir.

Eserleri:

•          Anlatamam Derdimi (5:24)

•          Arasam Seni Gül İlen (4:18)

•          Atatürk'e Ağıt (5:26)

•          Beni Hor Görme (2:46)

•          Beş Günlük Dünya (3:58)

•          Bir Kökte Uzamış (4:55)

•          Birlik Destanı (1:42)

•          Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz (4:42)

•          Çiçekler (3:05)

•          Cümle Âlem Senindir (6:44)

•          Derdimi Dökersem Derin Dereye (4:51)

•          Dost Çevirmiş Yüzünü Benden (3:12)

•          Dost Yolunda (4:43)

•          Dostlar Beni Hatırlasın (6:02)

•          Dün Gece Yar Eşiğinde (4:28)

•          Dünya'ya Gelmemde Maksat (2:43)

•          Esti Bahar Yeli (2:41)

•          Gel Ey Âşık (5:35)

•          Gonca Gülün Kokusuna (5:24)

•          Gönül Sana Nasihatim (6:40)

•          Gözyaşı Armağan (3:32)

•          Güzelliğin On Para Etmez (4:31)

•          Kahpe Felek (2:58)

•          Kara Toprak (9:25)

•          Kızılırmak Seni-Seni (4:58)

•          Küçük Dünyam (5:17)

•          Murat (5:13)

•          Ne Ötersin Dertli Dertli (3:05)

•          Necip (3:16)

•          Sazım (6:02)

•          Seherin Vaktinde (5:01)

•          Sekizinci Ayın Yirmi İkisi (4:43)

•          Sen Bir Ceylan Olsan (3:34)

•          Sen Varsın (4:01)

•          Şu Geniş Dünya'ya (7:27)

•          Uzun İnce Bir Yoldayım (2:23)

•          Yaz Gelsin (3:02)

•          Yıldız (Sivas Ellerinde) (3:16)

 

Not: Parantez içindekiler eserlerin süreleridir.

Çevrilen eserleri:

•          Bu Alemi Gören Sensin: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers - The One Who Sees This World Is You (İngilizce)]

•          Dostlar Beni Hatırlasın: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers - Let My Friends Remember Me (İngilizce)

•          Kara Toprak: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers - Dark Earth (İngilizce)

•          Uzun İnce Bir Yoldayım: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers - I'm on a Long and Narrow Road (İngilizce)

 

 


Aşık Veysel'e sormuşlar;
Üstad dünyadan ne anladın?

"Say ki bir pazar yeri dolaştım,
Üç metre bez aldım, gidiyorum."
demiş..
Gözünü açıyorsun "Doğdu"
Gözünü kapatıyorsun "Öldü" diyorlar.
İşte bu göz kırpışa "Ömür" diyorlar...

 

Âşık Veysel Müzesi - Tabela







MOR BAL

 



Mor Balın Gizemi: Doğanın Tekrarlanmayı Reddettiği Nadir An!
Hiç yakut kırmızısı veya derin mor renkte bir bal gördünüz mü? Hayır, bu bir gıda boyası değil; arıcılık dünyasının en büyük gizemlerinden biri olan “Mor Bal” (Purple Honey).

Bu Fenomen Nerede Gerçekleşiyor?
Dünyada bu balın doğal olarak üretildiği tek yer ABD’nin Kuzey Karolina eyaletindeki “Sandhills” bölgesidir. Buradaki bazı kovanlar, bilim insanlarını bile hayrete düşüren büyüleyici bir mor renk sergiliyor.

Bilimsel Açıklaması Nedir?
Bu gizem henüz %100 çözülmüş değil, ancak iki güçlü teori var:
• Toprak Kimyası: Bölgedeki toprak alüminyum ve mineraller açısından çok zengindir. Gallberry bitkisinin bu mineralleri emdiği ve arıların topladığı nektarın bu minerallerle tepkimeye girerek mor renge dönüştüğü düşünülüyor.
• Antosiyanin Etkisi: Çiçeklerdeki doğal pigmentlerin (antosiyaninler), arıların midesindeki asitlik derecesiyle (pH) girdiği reaksiyon sonucu bu eşsiz rengin oluştuğu tahmin ediliyor.
Neden Bu Kadar Nadir?
• Tahmin Edilemez: Yan yana duran iki kovandan biri mor bal üretirken, diğeri standart altın sarısı bal üretebilir.
• Tekrarlanamaz: Bilim insanları bu süreci laboratuvarda taklit edemiyor veya arıları bunu yapmaya zorlayamıyor. Bazı yıllar ortaya çıkıyor, sonra yıllarca kayboluyor.

Türkiye’deki “Deli Bal” ile Benzerliği
Bizim Karadeniz bölgemize özgü meşhur “Deli Bal” (Mad Honey) nasıl bölgedeki ormangülü (Rhododendron) bitkisinden gücünü alıyorsa, Mor Bal da Kuzey Karolina’nın eşsiz coğrafyasından besleniyor. Ancak Mor Bal, halüsinojenik değil; sadece görsel bir mucize ve meyvemsi bir tada sahip.
“Doğa, bazen sırlarını kolayca ele vermez; güzelliği nadir ve taklit edilemez oluşunda saklıdır.”

BİBLİOMANİ GÜNÜ




Bibliomani Günü (Bibliomania Day), her yıl 20 Mart'ta kutlanan ve kitap sevgisine ve nadir eserlerin koleksiyonculuğuna adanmış bir bayramdır.


Bayramın Tarihi
20 Mart tarihi, 1990 yılında Amerikalı kitap koleksiyoneri Stephen Blumberg'in, kütüphanelerden ve arşivlerden 23.600’den fazla nadir kitabı çaldığı için tutuklanmasının anısına seçilmiştir. Kitaplara olan tutkusu yasaları aşmış ve onu bibliyofiller arasında en ünlü kişilerden biri yapmıştır.

Bayramın Önemi
Bu gün, yalnızca kitap sevgisinin değil, aynı zamanda koleksiyonculuk ile bibliomani – kitap biriktirme takıntısı – arasındaki sınırın tartışılmasının da bir simgesi hâline gelmiştir.

Nasıl Kutlanır?
– Sevilen kitapları okumak ve yeni eserler keşfetmek.
– Arkadaşlarla kitap değişimi yapmak veya bookcrossing etkinliklerine katılmak.
– Kitapçılar, kütüphaneler ve antika dükkânlarını ziyaret etmek.
– Koleksiyonculuğun sınırları ve kültürel mirasa karşı sorumluluk üzerine düşünmek.

Bu bayram, kitapların insanların hayatındaki önemini hatırlatır ve gerçek edebiyat sevgisinin, onun korunmasına duyulan saygıyla birleştirilmesi gerektiğini vurgular.

SOĞAN

 

🧅
Neden Soğan Doğrayınca Gözlerimiz Yaşarır?
Soğanı kestiğimizde hücreleri parçalanır ve kükürt bileşikleri açığa çıkar. Bu bileşikler, alinaz adlı enzimle reaksiyona girerek tiyopropanal sülfoksit adlı bir gaz üretir.

👁
Gözlerle Temas Anı:

Bu gaz gözlerimizin nemiyle temas ettiğinde, çok düşük miktarda sülfürik asit oluşur. Bu asit, gözdeki sinir uçlarını tahriş eder.

💧
Doğal Savunma Mekanizması:

Gözlerimiz bu tahrişi algıladığında, gözyaşı bezleri daha fazla yaş üreterek irritanı seyreltir ve uzaklaştırır. Böylece gözlerimiz, zararlı olabilecek maddelere karşı kendini korumuş olur.

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ





Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında gerçekleşen önemli bir askeri çatışmadır.

 

Tarihçe

Çanakkale Savaşı, 18 Mart 1915'te deniz harekâtıyla başlamış ve 25 Nisan 1915'te kara harekâtına dönüşmüştür. Savaş, 9 Ocak 1916'da sona ermiştir. İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u ele geçirerek Çanakkale Boğazı'nın kontrolünü sağlamayı hedeflemişlerdir. Ancak, Osmanlı ordusunun güçlü savunması nedeniyle bu planları başarısız olmuştur.

Nedenleri

İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı'nı geçerek Rusya'ya yardım ulaştırmak ve Osmanlı İmparatorluğu'nu savaş dışı bırakmak amacıyla bu savaşı başlatmışlardır. Ancak, Osmanlı ordusunun direnişi ve stratejik savunma taktikleri, İtilaf Devletleri'nin planlarını boşa çıkarmıştır.

 

Sonuçları

Çanakkale Savaşı hem askeri hem de siyasi açıdan önemli sonuçlar doğurmuştur:

•             İtilaf Devletleri, yaklaşık 250 bin asker kaybı vermiştir, Osmanlı İmparatorluğu ise 253 bin asker kaybetmiştir.

•             Savaş, Türk milletinin bağımsızlık ve vatanseverlik duygularını pekiştirmiştir. Bu savaş, Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri kariyerinde önemli bir yer tutmuş ve onun liderlik yeteneklerini ön plana çıkarmıştır.

•             Çanakkale Savaşı, dünya tarihine damgasını vurmuş ve Türk tarihinin en önemli savaşlarından biri olarak kabul edilmiştir.


Önemi

Çanakkale Savaşı, sadece askeri bir mücadele olmanın ötesinde, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde hareket edebileceğini göstermiştir. Bu savaş, Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesinin simgesi haline gelmiştir.

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren kritik bir cephe olarak tarihteki yerini almıştır. Bu savaş hem Osmanlı İmparatorluğu'nun hem de Türk milletinin kaderini etkilemiştir.

***




Dur yolcu...!!!
Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir...
Eğil de kulak ver,,,
Bu sessiz yığın bir vatan kalbinin attığı yer'dir.
Necmettin Halil Onan.
Pencereden baktığınızda
Güneşi esirgemiyorsa gökyüzü sizden;
Birileri yaşadığınız bu günlerin bedelini ödediği içindir...
Mekanınız Cennet olsun....
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

***

 70 000 lise öğrencisi çocuk geri dönmedi!
- İstanbul Lisesi hiç mezun vermedi 1915'te...
- İzmir Lisesi 1915'te hiç mezun vermedi!
- Konya Lisesi 1915'te hiç mezun vermedi!
- Galatasaray Lisesi 1915'te hiç mezun vermedi!