18. yüzyılın sonlarında, sezaryenin çok riskli olduğu dönemlerde doktorlar zor doğumlar için farklı yöntemler geliştirmeye çalışıyordu. Bebek doğum kanalında sıkıştığında uygulanan işlemlerden biri de "symphysiotomy" adı verilen, pelvis kemiğinin bir kısmını keserek doğum kanalını genişletme operasyonuydu.
Bu işlem başlangıçta bıçaklarla yapılıyordu ve hem çok yavaş hem de aşırı acı vericiydi. Daha sonra İskoç doktorlar tarafından, zincir şeklinde küçük dişleri olan elde çevrilen bir kesici alet geliştirildi. Bu alet, modern motorlu testerenin ilk atası kabul ediliyor.
Ancak o dönem kullanılan cihazlar bugünkü dev odun testereleri gibi değildi. Küçük, elle çalışan cerrahi aletlerdi.
Zamanla teknoloji gelişince aynı zincir sistemi ormancılıkta kullanılmaya başlandı ve bugün bildiğimiz motorlu testereler ortaya çıktı.