GİRESUN’UN İLKLERİ, Giresunlular. Yeşil Giresun. Çepni diyarı. Bunları Biliyor musunuz...?
GİRESUN'UN İLKLERİ
DEVE
Çöllerin efesi sadakat, sabır ve güç sembolü tuzlu suyu tatlı suya çeviren tek canlı develerdir.
SİMİT
Simit veya İzmir'de kullanılan ismiyle gevrek, susamla kaplı
yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye dahil
olmak üzere Orta Doğu ve Balkanlar'da yaygın olarak tüketilmektedir.
Etimoloji ve isimlendirme
Arapça samīd
سميد "ince bulgur veya irmik" sözcüğünden alıntıdır.
Aramice/Süryanice
samīdā סמידא "un" sözcüğünden alıntıdır.
Akatça aynı anlama gelen samīdu sözcüğünden alıntıdır. Akatça sözcük Akatça samādu "öğütmek" fiilinden türetilmiştir.
İstanbul'a
gelen ya da İstanbul'dan doğuya giden kervanların konaklama alanı olarak
bilinen İzmit'te
yolculara pratik bir yiyecek olarak hazırlanan simit, bu özelliği ile de ilk
fast food örneklerinden sayılabilir. Kervanlarda yolculuk yapanların
atıştırmalık olarak yanlarına aldıkları simitleri, yol boyunca karşılaştıkları
kişilere "Simiti'den" aldıklarını söyledikleri için, bu halka
şeklindeki yiyeceğin adı simit olarak kaldı.
Genelde yalnız
tüketilen simit, kahvaltı için tercih edildiğinde peynir, çay veya reçelle birlikte
de yenebilir. Günümüzde simit, modern fırınlarda ve simitevlerinde hazırlanıp
satılabildiği gibi cadde ve sokaklarda satıcılık yapan seyyar satıcılar
tarafından bir el arabası içinde de satılır.
Simite
Yunanistan'da kuluri (Yunanca: κουλούρι)
adı verilir.
Bulgaristan'da
'gevrek',
Sırbistan'da
'çevrek'
Romanya'da da
'covrigi' denir.
Kökeni
Selçuklu mutfağında kulice (kiliçe çöreği) (simit) ara yemek olarak
tüketilirdi. Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü’l Ârifîn adlı eserinden Selçuklu
Anadolusu'nda simidin (kulîce/کلیچه,simîd/سميد) tüketildiği anlaşılmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu dönemi simitten bahseden en eski arşivsel kaynaklarda simidin İstanbul'da 1525'ten beri tüketildiği yazmaktadır.
Üsküdar'daki
Şer'iyye Sicili'ne göre 1593'te simidin ağırlığı ve fiyatı tarihte ilk kez
standartlaştırılmıştır. 17. yüzyıl gezgini Evliya Çelebi,
1630'lu yıllarda İstanbul'da simit satan 70 işletmenin olduğunu yazmıştır.
Jean
Brindesi'nin İstanbul'daki günlük yaşamı resmettiği, 19. yüzyılın başlarına
tarihlenen yağlı boya tablolarında simitçiler görülmektedir.
Warwick Goble
de 1906'da İstanbul'daki simitçileri resmetmiştir.
Zamanla simit
ve çeşitleri Osmanlı İmparatorluğu'nun genelinde popüler bir yiyecek olmuştur.
Hazırlanışı
Maya, bir su bardağı ılık suda
eritilir. Kabarması için 2-3 saat kadar bekletilir. 1 su bardağı ılık su ile 2
kaşık pekmez karıştırılır. Un, hamur yoğurma kabına
alınır. Ortası havuz gibi açıp eritilmiş maya ve tuz ilave
edilir. Pekmezli su azar azar eklenerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur
yoğurulur. Hamurdan parçalar koparılıp elde yuvarlanarak simit şekli verilir.
Derin bir kapta kalan 1 bardak su 1 kaşık pekmezle karıştırılır. Susam, geniş
bir tabağa yayılır. Hazırlanan hamurlar pekmezli suya batırılıp çıkarılır (bazı
yörelerde bu su kaynatılır, kaynar suya atılan hamur dibe çöker, yüzeye
çıktığında alınır), pekmezinin fazlası akıtılır ve fazla kurumadan susama
bulanır. Fırın tepsisi hafifçe yağlanıp, simitler aralıklı olarak tepsiye
dizilir. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında yaklaşık 30 dakika
pişirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
Çeşitleri
Ankara Simidi
Ankara Simidi, Türkiye'nin diğer yörelerinde üretilen simitlere göre daha ince, daha küçük, yoğun pekmezli, koyu renkli bir simittir. Ankara Simidinin koyu rengi yanık olmasından değil, pekmezleme işleminin büyük bir ustalıkla yapılarak hamur üzerine yapışması sağlanan pekmezin yarattığı esmerlikten kaynaklanır.
Bursa Simidi
Bursa'da
yapılan simit çeşididir. Bursa simidini diğer bölge ve illerde yapılan
simitlerden ayıran özellik hamurun halka hâline getirilmesinin ardından bir
süre kaynar pekmez içinde bekletilmesidir.
İstanbul Simidi
İstanbul'da yapılan susamlı, pekmezli simit çeşididir.
Taşfırın simidinin modern fırınlarda yapılanlardan daha leziz olduğu bilinir.
İstanbul, Beyoğlu, İstiklal Caddesinin modern arabalı simitçileri.
İzmir Gevreği
İzmir Gevreği
İzmir'de yapılan bir çeşit simittir. İzmir Gevreği Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından
tescillenmesi ve coğrafi işaret alması için İzmir Pide ve Gevrekçiler Odası
tarafından başvuruda bulunulmuştur. İzmir gevreği 21.01.2021
tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından
tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.
İzmit Simidi
İzmit Simidi
burgulu, halka biçiminde, üzeri susamla kaplı, rengi sarıdan kahveye dönük,
dışı çıtır çıtır, içi yumuşak ve tüketildiğinde kuru gelmeyen bir simittir. Un,
su, yaş maya ve tuz karıştırılıp 30-35 dakika yoğrulur. Yoğurma işleminin uzun
tutulması simidin lezzeti açısından önemlidir. İstenen miktar (120 gr.), ikiye
bölünüp 30 cm kadar burgu şekli verilerek uzatılıp birleştirilerek halka
şekli verilir. Bu halkalar, önce %30-40'ı kadar sulandırılmış üzüm pekmezine
ardından da susamın içine batırılıp çıkarılır. Daha sonra palet arabalarında
yaklaşık olarak 20 dakika bekletilir. Bu bekleme işlemi uzarsa kabaran simidin
içi boş olur. Dinlenme süresi bu süreden az olursa da simit incelir. Dinlenen
simitler yaklaşık 275 °C derecede taş fırında 7-8 dakika pişirilir. Kısa
sürede pişirilmesi istenen renge ve lezzete ulaşılmasını sağlar.
Kastamonu Simidi
Kastamonu
Simidi; buğday unu, su, tuz ve yaş ekmek mayasının karışımdan yapılan hamurun,
20-25 dakika dinlendirilmesi, fitil hâline getirilmesi, bağlama yapılması,
içerisinde kaynar durumda elma pekmezli veya üzüm pekmezli su bulunan kazanda
muamele edilmesi ve fırında pişirilmesi ile elde edilen yöresel bir üründür.
Kastamonu Simidi, susam içermemesi nedeniyle “kazan simidi”, “sade simit”,
“susamsız simit” ve “kel simit” olarak da bilinmektedir. Ürünün ayırt edici
özellikleri simit hamurunun dayanma gücü yani sertliği, fitil hâlindeki hamurun
bağlanma yöntemi, ürünün susamsız olması, yüzeyinin parlak, kalın ve gevrek bir
kabuğa sahip olmasıdır.
Manisa Taban Simidi
Şeklinin yassı olmasından dolayı taban simidi adını almıştır. Manisa Taban Simidi un, su, nohut mayası, pekmez ve susamdan oluşan bir simittir. İçeriğinde bulunan nohut mayası nedeniyle tadı tatlımsıdır. Simidin içi beyaz renktedir. Nohut mayası yapımı sırasında kullanılanın dışında ürüne tuz eklenmemektedir. Pekmez susamın simidin yüzeyine yapışması ve kabuğuna renk vermesi amacı ile kullanılır. Sultaniye üzümünden elde edilen pekmez kullanılır.
Nevşehir Simidi
Nevşehir Simidi yöre adı ile özdeşleşmiş fırıncılık mamulüdür. Üretim metodu ve dış görünüşü ile farklılaşarak yöreyle ünlenmiştir. Nevşehir Simidi Türkiye'nin diğer illerinde üretilen simit şeklinden farklı olarak dikdörtgene yakın yuvarlak kenarlı olarak üretilir. Ayrıca hamurun mayalandırılmasında Nevşehir ilinin ustalarının hazırladığı doğal günlük nohut mayası kullanılır. Şeker ve tuz eklenmez. Nevşehir Simidi yedi ila on güne kadar bayatlamadan tazeliğini koruyabilir.
Rize Simidi
Rize simidi,
bublik (booblik veya bublyk), (Rusça:бублик), (Ukraynaca:Búblyk) veya kel simit
(Lazca: Kerkeli), susamsız bir simit türüdür.
Safranbolu Osmanlı Simidi
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, 1593 tarihli Üsküdar Şer'iyye Sicili'nde "simid-i halka" adı verildiği bilinen Osmanlı simidi, yaklaşık 4 asırdır değişmeyen lezzetiyle üretilmeye devam ediliyor.
Samsun Simidi
Samsun Simidi, diğer simitlerden lezzet olarak çok büyük farklılıklar göstermektedir. Samsun Simidi'nin, mayası az konulur ve mayalanma süresi kısadır. Hamuru yarı sert olup pekmezle karıştırılır. Üzerine 100 kg undan üretilen simide 20 kg susam kullanılmaktadır.
Tirilye Kulurisi
Tirilye
Kulurisi, kökeni çok eskiye dayanan bir simit çeşididir. Bursa ili Mudanya
ilçesi Tirilye mahallesinde
yapılır. Orijinali taş fırınlarda pişirilir. Diğer simitlerden farklı olarak
pekmez kullanılmaz. Şekli diğer simitlere göre daha büyük ve tam çember şekilli
değildir.Rengi açık sarı (altın rengi) renklidir. Üzeri susam kaplıdır.
Elâzığ Meyveli Simidi
Elâzığ’da yapılan bir simit çeşididir. Ahududu, portakal, vişne, fıstık, kivili çeşitleri yapılmaktadır.
Nevşehir Simidi
Yöre adı ile özdeşleşmiş
fırıncılık mamulüdür. Üretim metodu ve dış görünüşü ile farklılaşarak yöreyle
ünlenmiştir. Nevşehir Simidi Türkiye'nin diğer illerinde üretilen simit
şeklinden farklı olarak dikdörtgene yakın yuvarlak kenarlı olarak üretilir.
Giresun Simidi
Ekşi
maya ile yapılan hamura simit şekli verildikten sonra kaynar suda haşlanıp,
üzüm pekmezli suya batırılarak taş fırında odun ateşinde pişirilir.
Osmanlı mutfağındaki simit çeşitleri
Şekerli Galata Halkası (Sükkerî Galata Halkası)
Beyaz Arnavut Simidi
Beyaz Arnavut
simidi Evliya Çelebi seyahatnamesinde geçen
bir simit çeşididir. Yanya'nın bir kazası olan Delvinye (Delvine), Ergiri, Belgrat gezilerinde
Arnavut simidinden bahseder.
Bahârlı Simit
Bahârlı
simit Evliya Çelebi seyahatnamesinde geçen
bir simit çeşididir. Galata'da yapılan bir simit çeşidiydi.
Arab Gevreği
Arab
gevreği Evliya Çelebi seyahatnamesinde geçen
bir simit çeşididir. Manisa'da yapılan bir simit çeşidiydi.
Gurâbiyye Gevreği
Gurâbiyye
gevreği Evliya Çelebi seyahatnamesinde geçen
bir simit çeşididir. Kasımpaşa'da
yapılan bir simit çeşidiydi.
Nohutlu Simit
Nohutlu
simit Evliya Çelebi seyahatnamesinde geçen
bir simit çeşididir. Arnavutluk'da Elbasan şehrinde
yapılan bir simit çeşidiydi.
Tüketim şekilleri
Simit tostu
Simidin içine
farklı malzemeler konularak yapılan tost çeşididir.
Simit dolması
Çeşme'de ve
Karamürsel'de simit ile yapılan bir yiyecektir. Karamürsel Simit dolması,
10.07.2023 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından
tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ
Dünya Tiyatro Günü, her yıl 27 Mart tarihinde kutlanan uluslararası bir etkinliktir. 1961 yılında UNESCO tarafından kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından başlatılmıştır. Bu özel gün, tiyatronun sanatsal ve kültürel önemini vurgulamak, dünya çapında tiyatro sanatını desteklemek ve tiyatro aracılığıyla insanları bir araya getirmek amacıyla kutlanmaktadır.
Dünya Tiyatro Günü'nün Amacı
Dünya Tiyatro Günü’nün temel amacı, tiyatronun insanlık üzerindeki etkisine dikkat çekmek ve toplumların kültürel yaşamında tiyatronun oynadığı rolü kutlamak ve desteklemektir. Bu gün, aynı zamanda sanatın evrenselliğini kutlamak ve kültürel çeşitliliği teşvik etmek için bir fırsattır.
Mesaj Geleneği
Her yıl, tiyatro dünyasından tanınmış bir figür (oyuncu, yazar, yönetmen vb.), Dünya Tiyatro Günü için küresel bir mesaj yazar. Bu mesaj, uluslararası tiyatro topluluğunu birleştiren bir açıklama niteliğindedir ve tiyatronun gücünü, güzelliğini ve sosyal önemini yansıtır. Bu mesaj birçok dile çevrilir ve dünyanın dört bir yanındaki tiyatro etkinliklerinde paylaşılır.
Dünya Çapında Kutlamalar
Dünya Tiyatro Günü kapsamında pek çok farklı etkinlik düzenlenmektedir:
- Ücretsiz tiyatro gösterimleri ve sahne performansları.
- Yerel tiyatro gruplarının ve amatör oyuncuların özel etkinlikleri.
- Paneller, söyleşiler ve tiyatro eğitim programları.
- Özel ödül törenleri ve onur seremonileri.
Tiyatro Tutkunları İçin Önemi
Tiyatro sevenler için bu gün, sahne sanatlarının büyüsünü kutlamak ve tiyatronun sosyal etkisine dair farkındalığı artırmak için bir fırsattır. Ayrıca sanatçıların emeklerine bir saygı duruşu niteliğindedir.
Türkiye'de Dünya Tiyatro Günü
Türkiye'de de Dünya Tiyatro Günü coşkuyla kutlanmaktadır. Tiyatronun sanatseverlerle buluştuğu bu günde, çeşitli sahnelerde ücretsiz oyunlar sergilenir ve tiyatro camiası bir araya gelerek dayanışma mesajları verir. Devlet Tiyatroları, Şehir Tiyatroları ve özel tiyatrolar, bu özel gün için genellikle özel programlar hazırlar. Ayrıca tiyatro üzerine söyleşiler ve etkinlikler de düzenlenir.
Tiyatro ve Kültürel Bağlantılar
Tiyatro, toplumların kendilerini ifade edebileceği en eski sanat biçimlerinden biridir. Dünya Tiyatro Günü sayesinde, kültürler arasındaki diyalogların ve anlayışların gelişmesine katkıda bulunmak, sanatın birleştirici ve eğitici gücünü hatırlamak mümkün hale gelir.
Dünya Tiyatro Günü, sanata olan ilginin artması, tiyatro topluluklarının desteklenmesi ve yeni nesillere sahne sanatlarının önemini aşılamak açısından büyük bir etkendir.
ŞEVKİYE MAY


