3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



MELİH CEVDET ANDAY

 


Melih Cevdet Anday (13 Mart 1915, Çanakkale - 28 Kasım 2002, İstanbul), Türk şair, tiyatro oyunu, roman, deneme, makale yazarıdır. 

Lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı ile Türk şiirindeki yenilenmeyi başlatmıştır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, Garip Akımı'ndan ayrılmıştır. 

UNESCO'nun Courrier dergisi, 1971 yılında onu Cervantes, Dante, Tolstoy, Unamuno, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıklamıştır.

Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi'ne kaldırılan Melih Cevdet Anday, 28 Kasım 2002'de 87 yaşındayken öldü. Büyükada mezarlığında toprağa verildi.


ŞİNANAY

Ada vapuru yandan çarklı

Bayraklar donanmış cafcaflı

Simitçi kahveci gazozcu

Şinanay da şinanay

Müslümanı yahudisi urumu

İsporcusu ihtiyarı veremi

Kiminin saçı uçar, kiminin eteği

Şinanay da şinanay

Estirir de Ada yeli estirir

Seni sevindirir beni küstürür

Lüküs kamarada kimler oturur

Şinanay da şinanay

 



 





AHMET KUTSİ TECER

 


Ahmet Kutsi Tecer (4 Eylül 1901, Kudüs - 23 Temmuz 1967, İstanbul), Türk öğretmen, şair, oyun yazarı ve siyasetçi. Halk kültürü alanında çalışmaları ile tanınır. Çalışmaları, Karacaoğlan ve Yunus Emre’nin hayatına ışık tutmuştur. Halk şairi Âşık Veysel’i Türkiye'ye tanıtan, halk müziği derlemecisi Muzaffer Sarısözen'i keşfeden kişidir.

1930'larda adını şiir alanında duyuran edebiyatçının en çok bilinen eseri, Münir Ceyhan tarafından bir okul şarkısı hâline getirilen Orada Bir Köy Var Uzakta adlı şiirdir. Tecer, şairliğinin yanı sıra kaynağını yerli ve millî unsurlardan alan tiyatro eserleri vermiş bir oyun yazarıdır. VI. dönem Seyhan, VII. Dönem Şanlıurfa Milletvekili olarak TBMM’de görev yapmıştır.

Tecer, 23 Temmuz 1967 tarihinin pazar gecesi Vakıf Gureba Hastanesi'nde öldü. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.


ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.

Ahmet Kutsi Tecer




PABLO NERUDA

 



Pablo Neruda veya doğum adıyla Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto (d. 12 Temmuz 1904; Parral, Şili - ö. 23 Eylül 1973, Santiago), Şilili şair, diplomat ve politikacıdır.

Yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende'yi desteklemiştir. Allende seçilince Neruda'yı Şili'nin Fransa elçisi olarak görevlendirdi. 1971 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülü aldı. 1972 yılında sağlık sorunları nedeniyle elçilik görevini bırakarak Şili'ye döndü.

Kendisi Nâzım Hikmet adına Barış Ödülü almıştır. Bir kongrede Nazım Hikmet ile ilgili 'Onun (Nazım Hikmet'in) yanında biz şair bile olamayız' diyerek Nazım Hikmet'i övmüştür.

24 Eylül 1973'te prostat kanserinden hayatını kaybettiği açıklanmış olsa da ölümünün kendi dünya görüşüne karşıt olan 1973 Şili Darbesi'nin hemen ardından olması sürekli olarak sorgulanmıştır.

Şili Hükûmeti, 2015 yılı Kasım ayında yapılan bilgilendirme neticesinde Neruda'nın ölümünün doğal yollardan olmayabileceğini kabul etmiştir. Cenazesinin kitlesel bir şekilde kaldırılması darbeyle başa gelmiş olan cunta yönetimi tarafından yasaklanmış olsa da, sokağa çıkma yasağını tanımayan binlerce kişi cenazeye katılmıştır.


GÜLÜŞÜN

Al ekmeği benden
istersen havayı da
ama gülüşünden mahrum etme beni.

Koyma gülsüz
ve çiçeksiz beni,
sevinciyle coşarak
parıldayan sudan
ve senden yayılan
gümüşün kıvılcımlarından.

Bu çetin ve uzun kavgamdan
yorgun gözlerle dönerim
ve görürüm ayaklar altında
bu değişmeyen toprağı;
ama o sevecen gülüşün
yükselir gökyüzüne peşimden
ve ardına dek açar
yaşamın tüm kapılarını benim için.

Sevdalım, zifiri karanlıkta bile
gülümse bana
ve ansızın saçılıyorsa
kanım sokak taşlarına,
gülüver
çünkü gülüşün eştir
yalın bir kılıca.

 

Sonbaharda denizle birlikte
gülüşün coşturmalı
köpüren çağlayanını.
Ve sevdalım baharın
beklediğim çiçek gibi
gülüşünü ararım
mavi çiçeği, gülü
yurdumdan seslenen.

Gül gecenin şavkında
gündüzün aydınlığında
gül yamru-yumru
sokaklarında adanın,
gül sana sevdalanmış
şu ipe-sapa gelmez adamın bakışında,
ama ben gözlerimi açtığımda
ve de kapadığımda onları,
ve ayaklarım götürüp
geri getirdiğinde beni
al benden ekmeği, havayı,
ışığı, baharı,
ama mahrum etme
gülüşünden beni
işte o zaman ölürüm gayri.

Çeviri: Fahri Özdemir

Pablo Neruda

 


İLHAN BERK

 


İlhan Berk (18 Kasım 1918 - 28 Ağustos 2008, Türk şair, çevirmen.

Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulundan mezun oldu, Espiye'de iki yıl ilkokul öğretmenliğinden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'ne girdi. Enstitünün Fransızca bölümünden 1944'te mezun olan Berk, 1945-1955 yılları arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir'de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmenliği yaptı. 1956 yılından itibaren 13 yıl boyunca Ankara'da Ziraat Bankası'nın Yayın Bürosu'nda çevirmenlik yaptı.

Bu süre içinde modern dünya şiirinin iki büyük şairi sayılan Arthur Rimbaud ve Ezra Pound'un şiirlerini çevirerek kitaplaştırdı. Bu tarihten sonra kendini tümüyle yazmaya verdi ve bir anlatı kitabı dışında, sadece şiir ve şiire ilişkin eserler üretti. Kül adlı kitabıyla 1979 yılında Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ve İstanbul Kitabı ile de 1980 yılında ilk Behçet Necatigil Şiir Ödülünü kazandı. 1983'te Deniz Eskisi adlı kitabıyla, Yeditepe Şiir Armağanı'nın 1988'de de Güzel Irmak adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü aldı.

28 Ağustos 2008 tarihinde Bodrum'da 89 yaşında vefat etmiş, cenazesi burada defnedilmiştir.


GÜNEYDE BİR IRMAK

Bir buğday büyüyorsa şimdi Türkiye'de
Yeminle aşkla büyüyor.
Yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor.
Koyunlar, keçiler, sığırlar
Mısır, pirinç, yulaf
Aşkla büyüyor dünyada.

 

Binlerce senedir nehirler dünyayı görmeye çıkarlar
Binlerce senedir böyle öğrendik dünyanın birçok yerinde akan
ırmakları, büyüyen bitkileri.
Bazı yosunlarla bazı eğreltiotlarıyla bazı balıklarla konuştum,
Dünyayı görmeyen kalmamış.
Şimdi güneyde bir yonca büyüyorsa benim gibi
Daha iyi bir hayat için büyüyor.
Gelincikler köklerimin yanısıra onun için büyüyor.
Pamuklar daha beyaz açıyorlarsa
Sebep aynı.

 

Ben bütün ormanları düşünerek büyürüm,
Bütün ormanları düşünerek büyürler
Benim gibi bütün ormanlar Türkiye'de.
Öyle bir vaktine eriştik ki dünyanın
Şimdi kimse kimseden daha az sevmiyor dünyayı,
Ben İngiltere'deki ormanlardan, nehirlerden, ovalardan daha az
sevmiyorum yaşamayı,
Amerika'dakilerden daha az sevmiyorum.

 

Burada pamuklar, su içindeki pirinçler, tütünler daha az
sevmiyor
Şimdi sarmaşıklar, şimdi asmalar, şimdi fasulyeler birbirlerine
daha sarılarak büyüyorlar
Şimdi stepler, dağlar yalnızlıklarını sevmiyorlar.
Şimdi dünyada yalnızlığı kimse sevmiyor.

 

Şimdi İran'da, şimdi Mısır'da, şimdi Sudan'da ormanlar niçin
büyüdüklerini biliyorlar
Şimdi petrol damarları niçin aktıklarını biliyor
Şimdi her şey dünyada niçin yaşadığını biliyor


TURGUT UYAR

 



Ahmet Turgut Uyar (4 Ağustos 1927, Ankara - 22 Ağustos 1985, İstanbul), Türk şair.

1948'de Kaynak dergisinin başlatmış olduğu bir şiir yarışmasında "Arz-ı Hal" adlı şiiriyle katılmış ve yarışmada ikinci olmuştur.

Türkiyem adlı ikinci şiir kitabı 1952'de piyasaya sürülmüştür. Uyar'ın dil, tema, imge, anlatım biçimi, biçim/öz ilişkisi açısından büyük bir değişimi gerçekleştirdiği ilk "İkinci Yeni" kitabı olan Dünyanın En Güzel Arabistan'ı, 1959'da yayımlanmıştır. 1962'de Tütünler Islak'ı; 1968'de Her Pazartesi'yi; 1970'te Divan'ı; 1974'te Toplandılar'ı; 1982'de Kayayı Delen İncir'i yayımlamıştır. 

1981 yılında Toplu Şiirler adıyla o güne kadar yayımladığı eserleri ilk kez; 1984'te Büyük Saat adıyla ikinci kez toplu olarak basılmıştır.

1966'da ilk eşinden boşanmıştır. İstanbul'a yerleştiğinde o dönem Yezdan Şener ile evliliklerinin bitme aşamasına gelmesinin ardından Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başlamıştır. Bu mektuplaşmalar olumlu sonuçlanmıştır. 1969'da Tomris Uyar ile evlenmişlerdir. Tomris Uyar ile evliliklerinden bir erkek çocukları (Hayri Turgut Uyar) olmuştur.

22 Ağustos 1985'te sirozdan ölmüştür.


UZAK KADERLER İÇİN

Birgün, bir yağmurla garip garip 

-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 

Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım 

Alıp başımı gideceğim.

Asır yirminci asırdır, amenna 

Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım 

Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi 

Uzaklar daha uzaklaşır 

Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri 

Sımsıcak sevgilere muhtacım. 

Bir gün alıp başımı gideceğim 

-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- 

Belimi bir ılık şal sarsın, mavi 

Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız 

Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin 

Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm 

Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde 

Diyarı gurbette kanlı bir aşk 

Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde 

En uzak beyazlar, 

En yakın ikindilerde, duygulu 

Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam 

İçip içip ağlasam...

Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 

Herkesin derdinden pay isterken. 

Uzak kaderlerin suları çağlar simdi 

Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

Birgün, bir parkta otururken, biliyorum 

Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 

Bir çift göz, bir davet, bir kalp 

Çoluğu çocuğu terk edeceğim. 

Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak 

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 

Toprak ve insan kokularıyla, 

Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 

Başımı alıp gideceğim. 


Turgut UYAR


AZİZ NESİN




Aziz Nesin, asıl adıyla Mehmet Nusret Nesin, (20 Aralık 1915; İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu - 6 Temmuz 1995; İzmir, Türkiye), Türk mizah yazarı. Kısa öykü, tiyatro ve şiir dallarında pek çok eser yazmıştır.

UNESCO'nun yayınladığı Index Translationum adlı dünya çeviri bibliyografyasına göre Aziz Nesin, Türkçe eser veren yazarlar arasında Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Nâzım Hikmet'in ardından eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dördüncü yazar konumundadır.

Yazar 59. Hükûmet tarafından hazırlanan 100 Türk Edebiyatçısı listesinde de yer almaktadır.

1990 Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü sahibidir.

Yazar, söyleşi ve imza günü için gittiği Alaçatı’da 1995'te 5 Temmuz'u 6 Temmuz'a bağlayan gece sabaha karşı geçirdiği kalp kriziyle hayatını kaybetti. Cenazesi Çeşme Cumhuriyet Savcısı'nın isteğiyle otopsi yapılmak üzere 6 Temmuz'da Çapa Tıp Fakültesine getirildi. 7 Temmuz 1995'te vasiyeti gereği hiçbir tören yapılmaksızın ve yeri belli olmayacak şekilde Çatalca'daki Nesin Vakfının bahçesine gömüldü.


Ankara Uluslararası Film Festivali çerçevesinde verilen özel ödüllerin arasında "Aziz Nesin Emek Ödülü" verilmektedir.



YOK
Kitabımı sana adamak istedim
Gözlerine baktım
Gözlerin yok
Öpmek istedim
Yüzüne baktım
Yüzün yok
Tutmak istedim elini
Elin yok
Isıt sözlerimi yüreğe işleyen kulakların yok
Anlat bana bişey anlat
Dilin yok
Haydi yanyana yanın yok
Kitabımı sana adamak istedim
Adın yok
Güvercin getirdi şiirimi geriye
Bu dünyada anlattığın kadın yok ....




SIRRI ÖZTÜRK





Mehmet Sırrı Öztürk, (1938, Giresun – 26 Aralık 2016, İstanbul) Giresun'un Görele ilçesi Kemikli Köyünde doğmuş olan karadeniz kemençesi üstadlarından biridir. Picoğlu Osman Gökçe'nin yetiştirdiği talebedir.

TRT İstanbul Radyosu ve İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarında 26 yıl boyunca görev yapmış ve 2001 yılında emekliye ayrılmıştır. Picoğlu ekolünü yaşatan tek kemençeciydi.