3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL

 


Hasan Hüseyin Korkmazgil (4 Mart 1927 - 26 Şubat 1984), toplumcu-gerçekçi şiirin önde gelen temsilcilerinden biri olan Türk şairdir.

1927'de Sivas'ın Gürün ilçesinde doğmuştur. Hasan Hüseyin, Adana Erkek Lisesini 1948'de, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü 1950'de bitirdi. Öğretmenliğe Göksun'da başladı. Siyasi eylemleri gerekçesiyle öğretmenlikten atıldı, tutuklandı, hüküm giydi. 1955-1960 yılları arasında Gürün ve Sivas'ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı.

Şair 1983'te beyin kanaması geçirdikten sonra bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. 26 Şubat 1984'te evinde yaşama gözlerini yumdu. Maltepe Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.


ACIYI BAL EYLEDİK  

«Pir sultan ölür dirilir» 

bak şu bebelerin güzelliğine 

kaşı destan 

gözü destan 

elleri kan içinde 

  

kör olasın demiyorum 

kör olma da  

gör beni 

  

damda birlikte yatmışız 

öküzü hoşça tutmuşuz 

koyun değil şu dağlarda 

san kendimizi gütmüşüz 

hor baktık mı karıncaya 

kırdık mı kanadını serçenin 

vurduk mu karacanın yavrulusunu 

ya nasıl kıyarız insana 

  

sen olmasan öldürmek ne 

çürümek ne zindanlarda 

özlem ne ayrılık ne 

yokluk ne yoksulluk ne 

ilenmek ne dilenmek ne 

işsiz güçsüz dolanmak ne 

gün gün ile barışmalı 

kardeş kardeş duruşmalı 

koklaşmalı söyleşmeli 

korka korka yaşamak ne 

  

kahrolasın demiyorum 

kahrolma da 

gör beni 

  

kanadık toprak olduk 

çekildik bayrak olduk 

döküldük yaprak olduk 

geldik bugüne 

  

ekmeği bol eyledik 

acıyı bal eyledik 

sıratı yol eyledik 

geldik bugüne 

  

ekilir ekin geliriz 

ezilir un geliriz 

bir gider bin geliriz 

beni vurmak kurtuluş mu 

  

kör olasın demiyorum 

kör olma da 

gör beni 


Hasan Hüseyin Korkmazgil






ORHAN VELİ KANIK

 



Orhan Veli Kanık (13 Nisan 1914, İstanbul – 14 Kasım 1950, İstanbul), daha çok Orhan Veli olarak tanınan Türk şairdir. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.

Orhan Veli, Yaprak'ın kapanmasının ardından İstanbul'a geri dönmüştür. Aynı yıl 10 Kasım'da bir haftalığına geldiği Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralanmıştır. İki gün sonra İstanbul'a dönmüştür. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırılmıştır. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamamış ve Kanık'a alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulanmıştır ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşılmıştır. Aynı akşam sekizde komaya giren şair gece 23.20'de komadan çıkamayarak Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata veda etmiştir.


ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz,

Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.

BEKİR SITKI ERDOĞAN



Bekir Sıtkı Erdoğan, (1926, Karaman - 24 Ağustos 2014, İstanbul), Türk şair.

Kuleli Askeri Lisesi'nden sonra 1948'de Kara Harp Okulunu bitirdi. Kıta subaylığı yaptı. Bu arada Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden de mezun oldu. 

Heybeliada Deniz Lisesi, Özel Alman Lisesi ve Marmara Koleji'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Şiirlerinden bazıları bestelendi. Rubai türündeki şiirleri Hisar dergisinde yayımlandı. Deniz Harp Okulu Marşının sözleri, Bekir Sıtkı Erdoğan'a aittir.

Halk şiiri geleneğinin günün koşulları ile bağdaştırarak hece ölçüsü ile bazen de aruz vezni ile şiirler yazdı. 50 Yıl Marşı'nın sözlerini yazmıştır. Aşık şiiri ve divan şiirinden etkilenmiştir.


HANCI

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı

Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş

Aman karanlığı görmesin gözüm

Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş

Sıla burcu burcu... İlle ocağım

Çoluk çocuk hasretinde kucağım

Sana her şeyimi anlatacağım,

Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş

Güç bela bir bilet aldım gişeden

Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan

Hancı n'olur, elindeki şişeden

Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim

İki gün, diyardan diyara uçtum

Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim

Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş

Garibim, her taraf bana yabancı,

Dertliyim; çekinme, doldur be hancı

İlk önce kımıldar hafif bir sancı

Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş

Bende bir resmi var, yarısı yırtık

On yıldır evimin kapısı örtük

Garip bir de sarhoş oldu mu artık

Bütün sırlarını der yavaş yavaş

İşte hancı ben, her zaman böyleyim

Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim

Kaldır artık, boş kadehi neyleyim

Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş

Bekir Sıtkı Erdoğan