COCA-COLA’YI İCAT EDEN ADAMIN KİMSENİN BİLMEDİĞİ HAZİN HİKÂYESİ
Bugün dünyanın en tanınan içeceklerinden biri olan Coca-Cola neredeyse her ülkede satılıyor. Her gün milyarlarca insan bu içeceği tüketiyor. Dev bir marka, dev reklamlar ve yüz milyarlarca dolarlık bir şirket…
Ama bu hikâyenin başlangıcında ne büyük bir şirket vardı ne de zengin bir iş insanı.
Her şey, savaşta ağır yaralanmış bir eczacının küçük mutfağında başladı.
Bu adamın adı John Stith Pemberton’du.
19. yüzyılın ortalarında Pemberton, Amerika’nın Georgia eyaletinde tanınan bir eczacı ve kimyagerdi. Parfümler, ilaçlar ve çeşitli şifalı karışımlar hazırlıyordu. Mesleğinde saygın bir isimdi ve eşi Ann ile birlikte sakin bir hayat sürüyordu.
Ancak Amerika İç Savaşı patlak verdiğinde hayatı tamamen değişti.
Pemberton savaşta Konfederasyon ordusunda subay olarak görev yaptı. Savaşın son günlerinde ağır şekilde yaralandı. Bir süvari kılıcı göğsünü parçaladı.
Hayatını kurtaran tedavi morfin oldu.
Fakat bu ilaç kısa sürede bağımlılığa dönüştü. O dönemde binlerce savaş gazisi aynı sorunla mücadele ediyordu. Buna halk arasında “asker hastalığı” deniyordu.
Savaştan sonra Pemberton yeniden ayağa kalkmaya çalıştı. Atlanta’da bir laboratuvar kurdu ve morfin yerine geçebilecek bir ilaç geliştirmeye karar verdi.
Araştırmaları onu Güney Amerika’da kullanılan koka yapraklarına götürdü. Bu bitkinin uyarıcı etkisi biliniyordu.
Önce “Fransız Şaraplı Koka” adlı bir tonik hazırladı. İçecek ilgi görmeye başlamıştı. Ancak 1886’da Atlanta’da alkol yasaklandı.
Bir gecede içeceği yasa dışı hale geldi.
55 yaşındaki eczacı için her şey yeniden başlıyordu.
Pemberton pes etmedi. Evinde küçük bir karıştırma düzeneği kurarak yeni bir formül üzerinde çalışmaya başladı. Koka yaprakları ve kola fındığından elde ettiği özleri karıştırarak koyu kahverengi bir şurup hazırladı.
8 Mayıs 1886’da bu şurubu Atlanta’daki Jacobs Eczanesi’ne götürdü.
Şurup normalde suyla karıştırılacaktı. Ancak bir çalışan yanlışlıkla gazlı su kullandı.
Ortaya çıkan içecek müşterilerin çok hoşuna gitti.
İçeceğin adını Pemberton’ın muhasebecisi Frank Robinson önerdi: Coca-Cola. Robinson ayrıca bugün hâlâ kullanılan ünlü Coca-Cola logosunu da el yazısıyla tasarladı.
Ama başlangıç oldukça mütevazıydı.
Günde ortalama sadece dokuz bardak satılıyordu.
Pemberton bu içeceğin bir gün büyük bir başarıya ulaşacağını düşünüyordu. Ancak sağlığı hızla kötüleşiyordu. Mide kanseri ilerliyor, ağrılar dayanılmaz hale geliyordu. Morfin bağımlılığı da giderek ağırlaşıyordu.
Tedavi masraflarını karşılamak için Coca-Cola’nın haklarını parça parça satmak zorunda kaldı.
Sonunda Atlanta’lı girişimci Asa Candler formülün haklarını yalnızca 2300 dolar karşılığında satın aldı.
1888 yılında John Stith Pemberton 57 yaşında hayatını kaybetti.
Üstelik anlaşmanın son 300 dolarını bile alamadan.
Trajedi bununla da bitmedi.
Pemberton’ın oğlu Charles, babasının kurduğu şeyden bir gün kazanç elde edebilmek için bazı hisseleri elinde tutmaya çalıştı. Ancak maddi sıkıntılar nedeniyle o da payını satmak zorunda kaldı.
Charles Pemberton, babasından sadece altı yıl sonra, 34 yaşında afyon bağımlılığı nedeniyle hayatını kaybetti. Pemberton’ın eşi Ann ise 1909 yılında yoksulluk içinde öldü.
Dünyanın en büyük markalarından birinin kurucusunun ailesi, bu başarıdan hiçbir servet elde edemedi.
1892’de Coca-Cola Şirketi kuruldu. İçecek kısa sürede Amerika’nın her eyaletine yayıldı. 1919 yılında şirket yaklaşık 25 milyon dolar karşılığında satıldı.
Bugün Coca-Cola dünyanın neredeyse her ülkesinde satılıyor ve şirketin değeri yüz milyarlarca doları buluyor.
Ama bu dev markanın başlangıcı, Atlanta’da küçük bir mutfakta yapılan deneylere dayanıyor.
Ve Georgia’nın Columbus kentinde bir mezarın altında, dünyanın en ünlü içeceklerinden birinin mucidi yatıyor.
Adı John Stith Pemberton.
Bugün milyarlarca insan Coca-Cola içiyor.
Ama çok az kişi bu içeceğin arkasındaki adamın hikâyesini biliyor.
Tarih bazen sadece kazananları değil, unutulanları da anlatır.
(Alıntıdır.)

