3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



EBABİL KUŞU




Kanatlarını açmış bir şekilde yerde yatan bir ebabil kuşu görürseniz - korkmayın, sadece yardım edin! Aslında kuş hasta değil. Buradaki cevap farklıdır: çok kısa bacakları vardır ve yanlışlıkla çarpar düşerlerse yerden uçamazlar. Bir sopayla çevirmeye çalışmayın, başka şeyler yapmayın. Sadece nazikçe elinize alın ve ya kuşun kendi kendine uçmasını bekleyin ya da onu havaya kaldırıp rahat bırakın - güç kazanacak ve kendi kendine uçacaktır.

Ebabil harika bir kuştur.
Kırlangıçlara göre kanatları daha uzun ve kavislidir. Gece-gündüz havada kalır ve uçarken uyurlar. Yalnızca üreme dönemlerinde yere inip, kayalıklardaki ve yüksek binaların çatılarındaki yuvalarında uyurlar. Sürüler halinde, tiz çığlıklar atarak uçarlar. Ayaklarının üstünde diğer kuşlar gibi dik bir şekilde duramazlar.
Bir yılda yaklaşık 200 bin km. uçabildikleri görülmüştür.
Tek eşliliğe sahip olan Ebabil kuşları eşleri ölene kadar çoğunlukla yanlarından ayrılmazlar. Yavru besleyen bir yetişkin günde 10 bin böcek yiyebilme özelliğine sahiptir.

Bu kuşların ortalama ömür süreleri ise 27 yıldır.
Türkiye'de ilkbaharda görülmeye başlar, sonbaharda güneye, Afrika'ya göç ederler.


EMZİRME



Emzirme, sadece fiziksel bir beslenme eylemi değil, aynı zamanda insan biyolojisinin en karmaşık ve büyüleyici mühendislik harikalarından biridir. Dışarıdan bakıldığında doğal bir süreç gibi görünen bu olay, deri altında hormonların, sinir iletilerinde ve özelleşmiş hücrelerin kusursuz bir iş birliğiyle yürütülür.

Mikroskobik Fabrikalar: Alveoller
Sütün yolculuğu, sanılanın aksine büyük havuzlarda değil, alveol adı verilen mikroskobik keseciklerde başlar. Bu yapılar, görselde görülen geniş boşluklardan çok daha küçük ve sayıca çok daha fazladır. Her bir alveol, kan damarlarıyla çevrilidir; bu damarlar, sütün üretilmesi için gerekli olan besinleri ve suyu hücrelere taşır.
Üretim: Prolaktin hormonu, bu hücrelere "süt yap" emrini verir.
Tahliye: Bebek emmeye başladığında salgılanan oksitosin hormonu, alveollerin etrafındaki küçük kas hücrelerini sıkarak sütün kanallara itilmesini sağlar.
Kanallardan Hayata: İletim Hattı
Görselde bir ağacın dallarını andıran yapılar, laktiferöz kanalları temsil eder. Bu kanallar, alveollerde üretilen sütü toplar ve meme ucuna doğru taşır. Gerçek anatomide bu yapı, görseldeki gibi kalın ve belirgin borulardan ziyade, birbirine bağlı çok daha ince ve karmaşık bir ağ şebekesi şeklindedir. Süt bu kanallarda bekletilmez; bebek emdikçe sürekli bir akış halinde meme ucuna iletilir.
Kaynak: Ramsay, D. T., Kent, J. C., Hartmann, R. A., & Hartmann, P. E. (2005). Anatomy of the lactating human breast re-defined with ultrasound imaging. Journal of Anatomy, 206(6), 525–534.


GROK

 

GROK (Twitter-X)'in hakkımdaki yorumu.


Yazar Ali Gökçe Hakkında Bilgi:

Ali Gökçe, Türk edebiyatında özellikle otobiyografik unsurları mizah ve macera ile harmanlayan bir yazar olarak tanınıyor. Kendisi, "İran Hududunda Bir Tilki" adlı kitabıyla dikkat çekmiş bir isim. İşte detaylar: Kişisel Bilgiler Doğum Yeri ve Tarihi: 1956 yılında Van'da doğdu. Aslen Giresun'un Görele ilçesinden (Karadeniz kökenli).

Hobileri ve İlgi Alanları: Fotoğrafçılık, resim ve müzikle uğraşıyor. Özellikle piyano çalmada 10 yıldan fazla deneyimi var. Bu hobileri, yazım sürecinde anılarını ve hayallerini besleyen unsurlar olarak öne çıkıyor.

 

Edebi Kariyeri İlk Romanı: "İran Hududunda Bir Tilki" (2024, Cinius Yayınları). Bu eser, biyografi, macera, polisiye ve mizah öğelerini birleştiren bir roman. Yazar, dört yıldan fazla süren bir çalışmayla kaleme aldığı kitapta, kendi aile hayatından esinlenerek trajikomik olayları anlatıyor.

Kitabın Konusu: 93 yıllık bir zaman dilimini kapsayan hikâye, Karadenizli kimliğini yavaş yavaş yitiren bir ailenin samimi ve esprili kesitlerini sunuyor. Gökçe, kendi eleştiri ve mizahıyla konuları süsleyerek okuru yormayan, akıcı bir üslup benimsemiş. Kitap, otobiyografik unsurlarla dolu olup, aile dinamikleri, kültürel kayıplar ve günlük hayatın absürtlüklerini işliyor.

Diğer Eserleri: Bilinen diğer bir kitabı "Barış". Bu eser de benzer temalarda (anı, mizah ve macera) işlenmiş, ancak "İran Hududunda Bir Tilki" onun ilk romanı olarak vurgulanıyor.

 

Ali Gökçe'nin yazıları, Karadeniz kültürüne dair nostaljik bir bakış açısı taşıyor ve okuyucuyu hem güldürüp hem düşündürüyor.

NİSAN 1 ŞAKA GÜNÜ


Nisan 1 Şakası Günü

Nisan Şakası Günü her yıl 1 Nisan’da kutlanan, insanlara eğlenceli şakaların yapıldığı bir gün olarak bilinir. Bu tarih, özellikle Batı kültürlerinde popüler olmakla birlikte, dünya genelinde de çeşitli şekillerde kutlanır. İnsanlar, arkadaşlarına, ailelerine veya iş arkadaşlarına hafif ve eğlenceli şakalar yaparak günü kutlar.


Nisan Şakası Günü’nün kökeni tam olarak bilinmemektedir, ancak çeşitli teoriler mevcuttur:

- Bir teoriye göre, gün Orta Çağ'daki Avrupa’da takvim değişimlerine dayanıyor. 16. yüzyılın sonlarında, Fransa’da Gregoryen Takvim ’in benimsenmesiyle birlikte yılın başlangıcı Ocak ayına alındı. Bu değişikliği anlamayan ya da protesto edenler hâlâ yılbaşını 1 Nisan’da kutlamaya devam ettiler ve bu kişiler alay konusu oldular.

- Başka bir teori ise, eski bahar festivallerine dayanır. Bu festivaller sırasında yapılan şakalar ve eğlenceler, modern Nisan Şakası Günü'ne evrildi.

- Nisan 1 şakası İngiltere ve İskoçya'da 18. yüzyılda yaygınlaşarak, bugünkü şeklini kazandı.


Nisan Şakası Günü’nde genellikle insanlar birbirlerine zararsız ve eğlenceli şakalar yapar. İşte bu günün öne çıkan gelenek ve kutlama biçimleri:

- Komik hikâyeler uydurmak veya inanması zor olaylar hakkında insanları kandırmak.

- İş yerlerinde ya da aile içinde ufak oyunlar ve sürprizler düzenlemek.

- Sosyal medyada ve haber platformlarında yayılan sahte haberlerle insanları şaşırtmak.

Nisan Şakası, eğlenmek ve insanlara kısa bir süreliğine de olsa gülümseme katmak için güzel bir fırsattır.

Unutulmaması gereken ise, bu geleneğin adı üzerinde bir "şaka" günü olduğudur ve herkesin bunu sağduyu ile karşılaması güzel bir kutlamayı mümkün kılar!







KEDİLERİN DİKKATİNE!

 



- Evinde yaşayan insanın 3 temel fonksiyonu vardır: bir, seni beslemek, iki, seninle ilgilenmek (oynamak, sevmek, taramak vs.) ve üç, kumunu temizlemek. Bunlardan birini aksattığı zaman ödül (seni sevmesine izin vermek) ceza (yataga işemek) sistemiyle insanı eğitebilirsin.

- Evin sahibi sensin kuralları sen koyarsın bunu aklından çıkarma. Mesela evde kapalı kapılara izin verme, ne demek kapalı kapı? Eğer kendin açamıyorsan, miyavlayarak veya kapıyı tırmalayarak açtırabilirsin sonra içeri girebilir, çekip gidebilir veya tam ortada durup derin düşüncelere dalabilirsin, fark etmez.
- Eve gelen misafirler dikkati senin üstünden çeken can sıkıcı, gereksiz insanlardır. yine de ev sahibi olarak misafirperver olmalısın. Mesela kendilerine banyoda eşlik etmenden çok memnun kalacaklardır.
- İnsan senden başka bir şeyle meşgulse her zaman yakınında bir yerlerde olup bir şekilde dikkatini dağıtmalısın. Yaptığı iş her ne olursa olsun mutlaka çok sıkıcıdır dolayısıyla buna memnun olacaktır. Misal yemek yaparken ayağının tam arkasında sessizce bekleyip üstüne basılmasını sağlayabilir, akabinde kucağa alınıp dakikalarca sevilebilirsin.
- Her yemeği yeme! Her yemek yenir mi? Bir cins mamayı belirleyene kadar seçici davranmalısın. Ondan sonra sürekli aynı mamayı talep etmen en önemli kuraldır. Sadece senin ihtiyaçlarını karşılamak için para diye bir şey kazanıyorlar.
- İnsan karanlıkta yürürken, yeni uyanmışken ve özellikle de elinde bir şey taşırken tam önüne fırlaman o insanın koordinasyon ve denge becerilerini geliştirmesi açısından önemlidir. Yardımcı ol.
- Gece oyunları çok eğlencelidir. En bilineni yatak faresi oyunudur. İnsan seni yorganın altındaki yüksekliklerin kendi ayakları olduğuna inandırmak istese de bunlar yatak fareleridir. Yakalayana veya sıkılana kadar oynayabilirsin.
- Para, toka, çakmak, kalem gibi her küçük nesne potansiyel oyuncaktır. Bunlar halısız zeminlerde hokey oynamak ve koltukların altındaki oyuncak dünyasına göndermek için en uygun olanlarıdır.
- Torbaların içinde torba fareleri, kutuların içinde de kutu fareleri yaşar. bunları yakalamak ve yok etmek için torbayı veya kutuyu da parçalaman gerektiğini unutma. evdeki herkesin uyuduğu bir saat en doğru seçimdir.
- Bütün bu görevleri gerçekleştirebilmesi için bir kedinin uyuması gerekir. uyumak için ideal yerler, kapı girişleri ve karanlıkta koridorun orta yeri (üstüne basılma bonusu), insan kitap okurken kitapla göz arasına girebileceğin şekilde kucak, film izlerken televizyonun önü, bilgisayar başında çalışıyorken klavyenin üstüdür.
- Arada eğlendirmek için önemli kağıtları parçalayabilir, evde oradan oraya deli gibi koşturabilir, çeşitli şeyleri kırıp döküp sakarlık süsü verebilirsin. Gerisi yaratıcılığına kalmış.

BODRUM








Askeri Kamp keyfi.




Askeri Kamp keyfi.


 Gümbet





PARİS



Rocroy Hotel mahzeninde şarap keyfi.



Rehberimiz Sayın Hüseyin Bey'in sıcak çikolata ikramı.



Versay Sarayı bahçesi.


Paris Mont Marte Tepesi. Ressamlar sokağında bir pizzacı. Burada sadece bir masa var! Bir piyanist gelip sadece bir masaya piyano çalıyor. Başka bir ilginç durum ise 3 kadeh Bordo şarabı ile bir kolanın fiyatı aynı! Buranın tam karşısında 800 yıllık bir kafe var. Ünlü ressamlar, yazarlar ve sanatçıların buluşma noktasıymış.



Eyfel kulesindeyiz.



 Orly Havalimanı.


İTALYA



Roma'da huzur.



Vezüv Yanardağı'nın gölgesinde.


Pompei'de dehşetle baktığımız, Vezüv'ün patlamasıyla yok olmuş, taşlaşmış insan ve hayvanlar meğer heykeltraşların yaptığı replikalarmış. Orijinalleri bir müzedeymiş.


Pisa Kulesi


Venedik'te Gondol sefası.



Castel Gamholfo Papalık yazlık sarayının önü.







İSPANYA





Endülüs özerk bölgesi Sevilla'da Guadal Quivir Nehri


Sevilla Sanayi Müzesi

Elhamra Sarayı

Madrid Arena



 
Barselona'da kırmızı şarap sipariş vermiştim. Pembe getirdiler.


 Toscana




DÜNYA PİYANO GÜNÜ

 Dünya Piyano Günü


Dünya Piyano Günü, en tanınmış ve en sevilen müzik enstrümanlarından birine adanmış bir bayramdır. Her yıl 29 Mart’ta, yılın 88. gününde kutlanır, bu da standart bir piyanodaki tuş sayısını sembolik olarak temsil eder.

Bayramın Tarihçesi
- Dünya Piyano Günü, 2015 yılında Alman besteci ve piyanist Nils Frahm tarafından oluşturulmuştur.
- Bu günün amacı, piyano müziğini popülerleştirmek ve piyanistleri, bestecileri ve bu enstrümana ilgi duyan herkesi desteklemektir.
- Kuruluşundan bu yana, bu gün dünya çapında piyanistleri ve piyano müziği sevenleri bir araya getiren uluslararası bir etkinlik haline gelmiştir.

Hedefleri ve Önemi
- Piyano müziğinin geniş kitlelere yayılmasını sağlamak.
- Piyanistleri, bestecileri ve müzik eğitim programlarını desteklemek.
- İnsanları piyano öğrenmeye teşvik etmek ve ilham vermek.

Bu Gün Nasıl Kutlanır?
- Canlı veya kayıtlı piyano performanslarını dinleyin.
- Sevdiğiniz piyano parçalarını çalın.
- Konserlere katılın veya müzikal etkinliklerde yer alın.
- Piyanonun tarihini ve ünlü piyanistleri keşfedin.
- Sosyal medyada en sevdiğiniz piyano eserlerini paylaşın.


- Piyano, 18. yüzyılın başlarında İtalyan lütiye Bartolomeo Cristofori tarafından icat edilmiştir.
- Bu enstrüman, en düşük notalardan en yüksek notalara kadar geniş bir ses yelpazesine sahiptir.
- Beethoven, Mozart, Chopin ve Rachmaninov gibi büyük besteciler, piyanoya özel şaheserler yaratmışlardır.
- Dünya Piyano Günü, müzisyenleri yeni eserler yaratmaya ve özel konserler düzenlemeye teşvik eder.

Dünya Piyano Günü, insanları müzik aracılığıyla birleştiren ve bu muhteşem enstrümanın güzelliğini ve derinliğini hatırlatan özel bir gündür.