Önceden pop şarkıları Türkçe söylenmezdi.
FECRİ EBCİOĞLU
ELYSİA CHLOROTİCA
Biyolojik Bir Yazılım Güncellemesi: Güneşle Beslenen Hayvanlar ve Hibrit Yaşam
TÜRKİYE
TÜRKİYE, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir.
Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır.
Resmî olarak laik bir devlet olan Türkiye'de nüfusun çoğunluğu Müslümandır.
Ankara, Türkiye'nin başkenti ve ikinci en kalabalık şehri; İstanbul ise,
Türkiye'nin en kalabalık şehri, ekonomik merkezi ve aynı zamanda Avrupa'nın en
kalabalık şehridir.
Türkiye toprakları üzerindeki ilk yerleşmeler Yontma Taş Devri'nde başlar. Doğu Trakya'da Traklar olmak üzere, Hititler, Frigler, Lidyalılar ve Dor istilası sonucu Yunanistan'dan kaçan Akalar tarafından kurulan İyon medeniyeti gibi çeşitli eski Anadolu medeniyetlerinin ardından, Makedonya kralı Büyük İskender'in egemenliğiyle ve fetihleriyle birlikte Helenistik Dönem başladı. Daha sonra, sırasıyla Roma İmparatorluğu ve Anadolu'nun Hristiyanlaştığı Bizans dönemleri yaşandı. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Bizans'a karşı kazandığı Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu'daki Bizans üstünlüğü büyük ölçüde kırılarak Anadolu, kısa süre içerisinde Selçuklulara bağlı Türk beyleri tarafından ele geçirildi ve Anadolu toprakları üzerinde İslamlaşma ve Türkleşme faaliyetleri başladı. Kısa sürede Anadolu'daki diğer Türk beyliklerinin üzerinde hâkimiyet kuran Konya merkezli Anadolu Selçuklu Sultanlığı, 1243 yılındaki Moğollara karşı kaybedilen Kösedağ Muharebesi'ne kadar Anadolu'yu yönetti. Anadolu'daki Moğol istilalarından sonra zayıf duruma düşen Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu'da yerini yeni Türk beyliklerine bıraktı.
13. yüzyılın sonlarından itibaren Batı Anadolu'daki Türk beyliklerinden biri olarak ön plana çıkan ve bağımsızlık kazanan Osmanlılar, 14. yüzyılda Balkan topraklarında gerçekleştirdiği fetihlerle büyük bir güç hâline geldi ve Anadolu'daki diğer Türk beylikleri üzerinde de hâkimiyet kurdu. Osmanlılar, 1453 yılında II. Mehmed'in İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'na son vermesiyle imparatorluk hâline geldi. İmparatorluk, zirvesini 16. yüzyılda, özellikle I. Süleyman döneminde yaşadı. 1683 yılındaki II. Viyana Kuşatması sonrasında gelen bozgun ve 15 sene süren Kutsal İttifak Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya karşı üstünlüğü sona erdi.
19. yüzyıla gelindiğinde imparatorluk, Tanzimat adı verilen ciddi bir modernleşme sürecine girdi. 1876 yılında Türk tarihinin ilk yazılı anayasasının ilan edilip meclisin açılmasıyla başlayan I. Meşrutiyet devri, 1878 yılına kadar sürse de 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edilerek anayasa tekrar yürürlüğe girdi. Ancak yapılan reformlar, imparatorluğun dağılmasını engelleyemedi.
1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri'nin yanında giren imparatorluk, savaş sonucunda yenik düşerek 30 Ekim 1918 tarihinde tüm orduların teslim olması şartını kabul etti ve akabinde İtilaf Devletleri'nce işgal edildi. 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal edip bazı milletvekillerini tutuklayarak sürgüne göndermesi sonucunda Meclis-i Mebusanın kapanmasıyla Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu.
Onun önderliğinde işgalci kuvvetlere karşı yapılan Kurtuluş Savaşı (1919-1922) başarıya ulaşarak, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı monarşisi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihe karıştı.
Cumhuriyet, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923'te ilan edildi. 3 Mart 1924'te hilafetin kaldırılıp Osmanlı Hanedanı'nın yurt dışına sürgün edilmesinden sonra, çağdaş Türkiye'nin oluşumunda önemli yer tutacak olan bir dizi devrim gerçekleştirildi.
Türkiye Türkiye Cumhuriyeti | |||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Türkiye konumu (yeşil) | |||||||||||||||
| Başkent | Ankara | ||||||||||||||
| En büyük şehir | İstanbul | ||||||||||||||
| Resmî dil(ler) | Türkçe | ||||||||||||||
| Konuşulan diller | Türkçe | ||||||||||||||
| Etnik gruplar (2016 tahminî)[1] | |||||||||||||||
| Demonim | Türk | ||||||||||||||
| Hükûmet | Üniter cumhurbaşkanlığı sistemli anayasal cumhuriyet | ||||||||||||||
| |||||||||||||||
| Yasama organı | Türkiye Büyük Millet Meclisi | ||||||||||||||
| Tarihçe | |||||||||||||||
| |||||||||||||||
| Yüzölçümü | |||||||||||||||
• Toplam | 783,562 km2 (36.) | ||||||||||||||
• Su (%) | 2.03[2] | ||||||||||||||
| Nüfus | |||||||||||||||
• Aralık 2024 sayımı | |||||||||||||||
• Yoğunluk | 111.4[3]/km2 (83.) | ||||||||||||||
| GSYİH (SAGP) | 2025 tahminî | ||||||||||||||
• Toplam | |||||||||||||||
• Kişi başına | |||||||||||||||
| GSYİH (nominal) | 2025 tahminî | ||||||||||||||
• Toplam | |||||||||||||||
• Kişi başına | |||||||||||||||
| Gini (2021) | ▲ 44.4[5] orta | ||||||||||||||
| İGE (2022) | çok yüksek · 45. | ||||||||||||||
| Para birimi | Türk lirası (TRY · ₺) | ||||||||||||||
| Zaman dilimi | UTC+3 (TSİ) | ||||||||||||||
| Tarih formatı | gg/aa/yyyy (miladi) | ||||||||||||||
| Şebeke gerilimi | 230 V–50 Hz | ||||||||||||||
| Trafik akışı | sağ | ||||||||||||||
| Telefon kodu | +90 | ||||||||||||||
| ISO 3166 kodu | TR | ||||||||||||||
| İnternet alan adı | .tr | ||||||||||||||
ŞİMŞEK
Eğer dünyada hiç şimşek ve gök gürültüsü olmasaydı, bu sadece görsel ve işitsel bir eksiklik değil, aynı zamanda ekosistem ve atmosfer dengesi açısından da ciddi sonuçlar doğururdu. İşte olası etkiler:
Atmosferik Elektrik Dengesizliği
- Şimşekler, atmosferdeki elektrik yüklerinin
dengelenmesinde önemli rol oynar.
- Bu boşalmalar olmasa, atmosferde biriken elektriksel
enerji başka yollarla ve potansiyel olarak daha tehlikeli biçimlerde
boşalabilir.
Yağış Döngüsünde Bozulma
- Şimşek ve yıldırım, fırtına sistemlerinin bir parçasıdır
ve yağmur oluşumunu tetikleyebilir.
- Bu olaylar olmasaydı, bazı bölgelerde yağış miktarı
azalabilir, kuraklıklar artabilir.
Azot Döngüsüne Etki
- Yıldırım, atmosferdeki azotu nitrata dönüştürerek toprağa
karışmasını sağlar.
- Bu doğal gübreleme süreci bitki gelişimi için önemlidir.
Yıldırımın yokluğu, toprak verimliliğini azaltabilir.
Orman Yangınlarının Azalması
- Yıldırımlar bazı doğal orman yangınlarının başlıca
nedenidir.
- Bu yangınlar, ekosistemlerin yenilenmesini sağlar. Hiç
yıldırım olmasa, bazı ormanlar aşırı yoğunlaşabilir ve biyolojik çeşitlilik
azalabilir.
Kültürel ve Psikolojik Etkiler
- Gök gürültüsü ve şimşek, mitolojilerde tanrılarla
ilişkilendirilmiş; insanlık tarihinin önemli sembollerinden olmuştur.
- Bu doğa olaylarının yokluğu, kültürel anlatılarda ve doğa
algısında eksiklik yaratırdı.
İlginçtir ki, yıldırım ve gök gürültüsü sadece korku değil, aynı zamanda hayranlık ve bilimsel merak uyandıran olaylardır. Evrimsel olarak bile bu ses ve ışık kombinasyonları, dikkat çekici ve uyarıcı bir rol üstlenmiştir.
EĞER OKURSAN
DALTON KARDEŞLER
Gerçek Dalton Kardeşler...
Başarısız bir soygun girişiminin ardından sokakta vurularak
öldürüldüler; cesetleri, kasaba halkına ifşa edildi ve kanıt olarak 1 gün
gösterildi.
1892'de, Dalton Çetesi, Kansas'taki Coffeyville'de,
felaketle sonuçlanan korkunç bir gündüz banka soygunu girişiminin ardından
şiddetli bir sonla karşılaştı.
Ateş kesildiğinde, kanun kaçaklarının cesetleri düştükleri
yerde yatıyordu ve bu, sınır kasabaları ile onları avlayan adamlar arasındaki
uzun mücadelenin en belirleyici anlarından birini işaret ediyordu.
Böyle bitmesi beklenmiyordu. Daltonlar, daha önce olduğu
gibi, hız, sürpriz ve itibarın onları kurtaracağına inanıyorlardı.
Bunun yerine, silahlı kasaba halkı onları tanıdı, pozisyon
aldı ve soygun girişimine ateşle karşılık verdi. Dakikalar içinde plan kaosa
dönüştü. Geriye kalanlar, çetenin cesetleri, şaşkına dönmüş bir kasaba ve
kontrolsüz kanun kaçaklarının yönetiminin sona ermeye başladığına dair açık bir
mesajdı.
Fotoğraflar çekildiğinde ve tarih sonucu kaydettiğinde,
görüntü anın kendisinden daha büyük bir anlam kazandı.
Sonraki yıllarda Maurice de Bevere (1 Aralık 1923 - 16
Temmuz 2001), Belçikalı çizer Goscinny ile hazırladığı Red Kit (Lucky Luke)
serisini komedi karikatür olarak yayınladı ve halk tarafından yoğun ilgi gördü
ve 1971 yılında çizgi film olarak da gösterime girdi ve hasılat Rekorları kırdı
ve günümüze kadar ulaşmasını sağladı.
Kaynak Washington Post Old History
***
Çizgi Roman Dalton Kardeşler
Dalton kardeşler, Morris ve René Goscinny tarafından yaratılan Red Kit adlı ünlü çizgi roman dizisinin kurgusal karakterleri olan banka soyguncusu dört erkek kardeş. Bu karakterler, 1890-1892 yılları arasında oldukça aktif olmuş bir hırsız çetesinden ilham alınarak yaratılmıştır. Red Kit'in maceralarında, Red Kit ile amansız bir kaçma-kovalama mücadelesi içindedirler.
İlk Dalton Kardeşler, -Bob, Grat, Bill ve Emmett- 1951 yılında Morris tarafından çizilen Red Kit macerasında yer almışlardır.
Fiziksel olarak birbirine benzeyen bu dört kardeş, boy
uzunlukları açısından birbirinden ayrılır. İlk Dalton Kardeşler ‘in en kısa
boylu ve en tehlikeli olanı Bob adını taşır. En uzun boyluları ise Emmett'tir. İlk
Daltonlar, daha sonra ortaya çıkan Daltonlar'dan çok daha tehlikeli insanlardır
ve maceranın sonunda ikisi (Bob ve Grat) Kansas’ta öldürülürler. Emmett ise
yaralanır ve hapse atılır. Bill Dalton çatışmada yer almaz.
Birkaç macera sonra, Daltonlar’ın kuzenleri ortaya çıkar.
Bunlar Joe, William, Jack ve Averell adlarını taşırlar. Aynen daha önceki maceralarda
yer alan kuzenlerine benzeyen bu dört kardeşin kişilik özellikleri birbirinden
farklıdır: Joe çetenin ateşli lider iken, Avarel, aklı fikri yemekte olan,
kafası fazla çalışmayan kardeştir. Bu ikinci Dalton çetesi Red Kit’in pek çok
macerasında yer alır. Her ne kadar Red Kit onları yakalayıp cezaevine gönderse
de her seferinde oradan kaçmayı başarırlar ve Red Kit ile yeni bir macera
yaşarlar.
Kaynak: Vikipedia




