3. Kitabım "Aşkpedia" E-Kitap ve Sesli Kitap olarak yayımlandı. Çok yakında basılı kitap olarak da yayımlanacak!



TÜRKİYE

 



TÜRKİYE, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir. 

Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır.

Resmî olarak laik bir devlet olan Türkiye'de nüfusun çoğunluğu Müslümandır. Ankara, Türkiye'nin başkenti ve ikinci en kalabalık şehri; İstanbul ise, Türkiye'nin en kalabalık şehri, ekonomik merkezi ve aynı zamanda Avrupa'nın en kalabalık şehridir.

Türkiye toprakları üzerindeki ilk yerleşmeler Yontma Taş Devri'nde başlar. Doğu Trakya'da Traklar olmak üzere, Hititler, Frigler, Lidyalılar ve Dor istilası sonucu Yunanistan'dan kaçan Akalar tarafından kurulan İyon medeniyeti gibi çeşitli eski Anadolu medeniyetlerinin ardından, Makedonya kralı Büyük İskender'in egemenliğiyle ve fetihleriyle birlikte Helenistik Dönem başladı. Daha sonra, sırasıyla Roma İmparatorluğu ve Anadolu'nun Hristiyanlaştığı Bizans dönemleri yaşandı. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Bizans'a karşı kazandığı Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu'daki Bizans üstünlüğü büyük ölçüde kırılarak Anadolu, kısa süre içerisinde Selçuklulara bağlı Türk beyleri tarafından ele geçirildi ve Anadolu toprakları üzerinde İslamlaşma ve Türkleşme faaliyetleri başladı. Kısa sürede Anadolu'daki diğer Türk beyliklerinin üzerinde hâkimiyet kuran Konya merkezli Anadolu Selçuklu Sultanlığı, 1243 yılındaki Moğollara karşı kaybedilen Kösedağ Muharebesi'ne kadar Anadolu'yu yönetti. Anadolu'daki Moğol istilalarından sonra zayıf duruma düşen Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu'da yerini yeni Türk beyliklerine bıraktı.

13. yüzyılın sonlarından itibaren Batı Anadolu'daki Türk beyliklerinden biri olarak ön plana çıkan ve bağımsızlık kazanan Osmanlılar, 14. yüzyılda Balkan topraklarında gerçekleştirdiği fetihlerle büyük bir güç hâline geldi ve Anadolu'daki diğer Türk beylikleri üzerinde de hâkimiyet kurdu. Osmanlılar, 1453 yılında II. Mehmed'in İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'na son vermesiyle imparatorluk hâline geldi. İmparatorluk, zirvesini 16. yüzyılda, özellikle I. Süleyman döneminde yaşadı. 1683 yılındaki II. Viyana Kuşatması sonrasında gelen bozgun ve 15 sene süren Kutsal İttifak Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya karşı üstünlüğü sona erdi.

19. yüzyıla gelindiğinde imparatorluk, Tanzimat adı verilen ciddi bir modernleşme sürecine girdi. 1876 yılında Türk tarihinin ilk yazılı anayasasının ilan edilip meclisin açılmasıyla başlayan I. Meşrutiyet devri, 1878 yılına kadar sürse de 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edilerek anayasa tekrar yürürlüğe girdi. Ancak yapılan reformlar, imparatorluğun dağılmasını engelleyemedi.

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri'nin yanında giren imparatorluk, savaş sonucunda yenik düşerek 30 Ekim 1918 tarihinde tüm orduların teslim olması şartını kabul etti ve akabinde İtilaf Devletleri'nce işgal edildi. 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal edip bazı milletvekillerini tutuklayarak sürgüne göndermesi sonucunda Meclis-i Mebusanın kapanmasıyla Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu.

Onun önderliğinde işgalci kuvvetlere karşı yapılan Kurtuluş Savaşı (1919-1922) başarıya ulaşarak, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı monarşisi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihe karıştı.

Cumhuriyet, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923'te ilan edildi. 3 Mart 1924'te hilafetin kaldırılıp Osmanlı Hanedanı'nın yurt dışına sürgün edilmesinden sonra, çağdaş Türkiye'nin oluşumunda önemli yer tutacak olan bir dizi devrim gerçekleştirildi.


         
Türkiye
Türkiye Cumhuriyeti
Türkiye bayrağı
Millî marş
İstiklâl Marşı
Süre: 1 dakika ve 6 saniye.
Türkiye konumu (yeşil)
 Türkiye konumu (yeşil)
BaşkentAnkara
39°56′K 32°50′D
En büyük şehirİstanbul
41°1′K 28°57′D
Resmî dil(ler)Türkçe

Konuşulan dillerTürkçe
Liste
Etnik gruplar 
(2016 tahminî)[1]
DemonimTürk
HükûmetÜniter cumhurbaşkanlığı sistemli anayasal cumhuriyet
Recep Tayyip Erdoğan
Cevdet Yılmaz
Numan Kurtulmuş
Kadir Özkaya
Yasama organıTürkiye Büyük Millet Meclisi
Tarihçe
26 Ağustos 1071
y. 1299
19 Mayıs 1919
20 Nisan 1920
24 Temmuz 1923
29 Ekim 1923
9 Kasım 1982
Yüzölçümü
• Toplam
783,562 km2 (36.)
• Su (%)
2.03[2]
Nüfus
• Aralık 2024 sayımı
 85,664,944[3] (18.)
• Yoğunluk
111.4[3]/km2 (83.)
GSYİH (SAGP)2025 tahminî
• Toplam
artış $3.652 trilyon[4] (12.)
• Kişi başına
artış $42,451[4] (54.)
GSYİH (nominal)2025 tahminî
• Toplam
artış $1.437 trilyon[4] (16.)
• Kişi başına
artış $16,709[4] (63.)
Gini (2021) 44.4[5]
orta
İGE (2022)artış 0.855[6]
çok yüksek · 45.
Para birimiTürk lirası (TRY · )
Zaman dilimiUTC+3 (TSİ)
Tarih formatıgg/aa/yyyy (miladi)
Şebeke gerilimi230 V–50 Hz
Trafik akışısağ
Telefon kodu+90
ISO 3166 koduTR
İnternet alan adı.tr

(Kaynak: Vikipedi)

ŞİMŞEK

 


Eğer dünyada hiç şimşek ve gök gürültüsü olmasaydı, bu sadece görsel ve işitsel bir eksiklik değil, aynı zamanda ekosistem ve atmosfer dengesi açısından da ciddi sonuçlar doğururdu. İşte olası etkiler:

 

Atmosferik Elektrik Dengesizliği

- Şimşekler, atmosferdeki elektrik yüklerinin dengelenmesinde önemli rol oynar.

- Bu boşalmalar olmasa, atmosferde biriken elektriksel enerji başka yollarla ve potansiyel olarak daha tehlikeli biçimlerde boşalabilir.

 

Yağış Döngüsünde Bozulma

- Şimşek ve yıldırım, fırtına sistemlerinin bir parçasıdır ve yağmur oluşumunu tetikleyebilir.

- Bu olaylar olmasaydı, bazı bölgelerde yağış miktarı azalabilir, kuraklıklar artabilir.

 

Azot Döngüsüne Etki

- Yıldırım, atmosferdeki azotu nitrata dönüştürerek toprağa karışmasını sağlar.

- Bu doğal gübreleme süreci bitki gelişimi için önemlidir. Yıldırımın yokluğu, toprak verimliliğini azaltabilir.

 

Orman Yangınlarının Azalması

- Yıldırımlar bazı doğal orman yangınlarının başlıca nedenidir.

- Bu yangınlar, ekosistemlerin yenilenmesini sağlar. Hiç yıldırım olmasa, bazı ormanlar aşırı yoğunlaşabilir ve biyolojik çeşitlilik azalabilir.

 

Kültürel ve Psikolojik Etkiler

- Gök gürültüsü ve şimşek, mitolojilerde tanrılarla ilişkilendirilmiş; insanlık tarihinin önemli sembollerinden olmuştur.

- Bu doğa olaylarının yokluğu, kültürel anlatılarda ve doğa algısında eksiklik yaratırdı.


İlginçtir ki, yıldırım ve gök gürültüsü sadece korku değil, aynı zamanda hayranlık ve bilimsel merak uyandıran olaylardır. Evrimsel olarak bile bu ses ve ışık kombinasyonları, dikkat çekici ve uyarıcı bir rol üstlenmiştir.




 

EĞER OKURSAN


TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...

BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...

FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...

KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...

JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...

ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...

PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar.

EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...

Eğer, hiçbir şey okumazsan;

sana ne söylenirse ona inanırsın.

Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın, başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın, seni herkes kandırır.

Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile..

(Alıntıdır.)

DALTON KARDEŞLER

 


Gerçek Dalton Kardeşler...

Başarısız bir soygun girişiminin ardından sokakta vurularak öldürüldüler; cesetleri, kasaba halkına ifşa edildi ve kanıt olarak 1 gün gösterildi.

1892'de, Dalton Çetesi, Kansas'taki Coffeyville'de, felaketle sonuçlanan korkunç bir gündüz banka soygunu girişiminin ardından şiddetli bir sonla karşılaştı.

Ateş kesildiğinde, kanun kaçaklarının cesetleri düştükleri yerde yatıyordu ve bu, sınır kasabaları ile onları avlayan adamlar arasındaki uzun mücadelenin en belirleyici anlarından birini işaret ediyordu.

Böyle bitmesi beklenmiyordu. Daltonlar, daha önce olduğu gibi, hız, sürpriz ve itibarın onları kurtaracağına inanıyorlardı.

Bunun yerine, silahlı kasaba halkı onları tanıdı, pozisyon aldı ve soygun girişimine ateşle karşılık verdi. Dakikalar içinde plan kaosa dönüştü. Geriye kalanlar, çetenin cesetleri, şaşkına dönmüş bir kasaba ve kontrolsüz kanun kaçaklarının yönetiminin sona ermeye başladığına dair açık bir mesajdı.

Fotoğraflar çekildiğinde ve tarih sonucu kaydettiğinde, görüntü anın kendisinden daha büyük bir anlam kazandı.

Sonraki yıllarda Maurice de Bevere (1 Aralık 1923 - 16 Temmuz 2001), Belçikalı çizer Goscinny ile hazırladığı Red Kit (Lucky Luke) serisini komedi karikatür olarak yayınladı ve halk tarafından yoğun ilgi gördü ve 1971 yılında çizgi film olarak da gösterime girdi ve hasılat Rekorları kırdı ve günümüze kadar ulaşmasını sağladı.

Kaynak Washington Post Old History

***



Çizgi Roman Dalton Kardeşler

Dalton kardeşler, Morris ve René Goscinny tarafından yaratılan Red Kit adlı ünlü çizgi roman dizisinin kurgusal karakterleri olan banka soyguncusu dört erkek kardeş. Bu karakterler, 1890-1892 yılları arasında oldukça aktif olmuş bir hırsız çetesinden ilham alınarak yaratılmıştır. Red Kit'in maceralarında, Red Kit ile amansız bir kaçma-kovalama mücadelesi içindedirler.

İlk Dalton Kardeşler, -Bob, Grat, Bill ve Emmett- 1951 yılında Morris tarafından çizilen Red Kit macerasında yer almışlardır.

Fiziksel olarak birbirine benzeyen bu dört kardeş, boy uzunlukları açısından birbirinden ayrılır. İlk Dalton Kardeşler ‘in en kısa boylu ve en tehlikeli olanı Bob adını taşır. En uzun boyluları ise Emmett'tir. İlk Daltonlar, daha sonra ortaya çıkan Daltonlar'dan çok daha tehlikeli insanlardır ve maceranın sonunda ikisi (Bob ve Grat) Kansas’ta öldürülürler. Emmett ise yaralanır ve hapse atılır. Bill Dalton çatışmada yer almaz.

Birkaç macera sonra, Daltonlar’ın kuzenleri ortaya çıkar. Bunlar Joe, William, Jack ve Averell adlarını taşırlar. Aynen daha önceki maceralarda yer alan kuzenlerine benzeyen bu dört kardeşin kişilik özellikleri birbirinden farklıdır: Joe çetenin ateşli lider iken, Avarel, aklı fikri yemekte olan, kafası fazla çalışmayan kardeştir. Bu ikinci Dalton çetesi Red Kit’in pek çok macerasında yer alır. Her ne kadar Red Kit onları yakalayıp cezaevine gönderse de her seferinde oradan kaçmayı başarırlar ve Red Kit ile yeni bir macera yaşarlar.

Kaynak: Vikipedia

YAŞAR KEMAL


Kemal Sadık Gökçeli veya bilinen adıyla Yaşar Kemal, Kürt asıllı Türk roman ve hikâye yazarı ve aktivisttir.

Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen Kemal, uluslararası bir üne sahiptir. Türkiye’de ve dünyada en çok ilgi gören romanı “İnce Memed” olmuştur.
Doğumu: 6 Ekim 1923 tarihinde, nüfus kaydında, 1926 olarak geçmektedir. Ailesi Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden Van Gölü’ne yakın Ernis (bugün Ünseli) köyünden Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyüne göç etti. Annesi Nigar Hanım, babası ise bir çiftçi olan Sadık Efendi’ydi.
Babası, camide, Kemal’in gözlerinin önünde öldürüldü. Küçük yaşta kaza sonucu bir gözünü kaybetti. İlkokulu Kadirli Cumhuriyet İlkokulu’nda okudu. Kemal’in edebiyata karşı olan ilgisi ise ortaokul yıllarında başladı. O yıllarda halk edebiyatı ilgisini çekiyordu. 1940lı yıllarda yazdığı şiirler “Çığ Dergisi”nde yayınlandı. Daha sonra “Ülke”, “Millet”, “Kovan” ve “Beşpınar” gibi dergiler de eserlerini yayınlandı.
Kemal, öğrenim hayatını ortaokulda sona erdirmek zorunda kaldı. Sonra ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük gibi geçici işlerde çalıştı. 1940’lı yılların başlarında Pertev Naili Boratav, Abidin Dino ve Arif Dino gibi sol eğilimli sanatçı ve yazarlarla ilişki kurdu. Henüz 17 yaşındayken politik nedenlerle tutuklandı.
Askerliğini yaptıktan sonra 1946’da gittiği İstanbul’da Fransızlara ait Havagazı Şirketi’nde gaz kontrol memuru olarak çalıştı. 1948 yılında Kadirli’ye döndü, bir süre yine çeltik tarlalarında kontrolörlük, daha sonra arzuhalcilik yaptı. 1950’de 142. maddeye aykırı davranmak suçundan hapse atıldı. 1951’de hapisten çıkınca İstanbul’a yerleşme kararı aldı.
Cumhuriyet Gazetesi’nde röportaj yazarlığı yapmaya başladı, bazen de makale yazıyordu. Bu dönemde yaptığı röportajı "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün", Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği yarışmada Özel Başarı Armağanı’nı almaya hak kazandı.
Kemal, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki görevini 1963’e kadar sürdürdü. Bu tarihten sonra kendini tamamen romancılığa verdi. 1962 yılında Türkiye İşçi Partisi’nde görev yaptı. 1967 yılında “Ant” adlı dergiyi çıkarmaya başladı ve bu derginin eklerinden biri yüzünden 18 ay hapse mahkum oldu ancak karar Yargıtay tarafından bozuldu. 1995 yılında Almanya’da yayınlanan “Der Spiegel”adlı dergide çıkan yazısı dolayısıyla 20 ay ceza aldı ancak bu ceza da ertelendi.
Yaşar Kemal’in çalışmalarının karşılığı 1950li yıllarda gelmeye başladı. Bu yıllarda öyküleri “Dükkancı”, “Bebek”, “Memet ile Memet”, “Sarı Sıcak” yayınlandı. Türk Edebiyatı’nda çok önemli bir yeri bulunan “İnce Memed” adlı romanını 1955’te piyasaya sürdü. Bu roman aynı yıl Varlık Roman Armağanı’nı kazandı.
1967’de haftalık siyasi dergi Ant’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında ilk genel başkanlığını üstlendi. 1988’de kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin de ilk başkanı oldu.
Yaşar Kemal 1950 yılında siyasi nedenlerle bir yıl Kozan Cezaevi'nde tutuklu kaldı, sonra serbest bırakıldı. Yazar, bu olaydan sonra 1951 yılında İstanbul'a yerleşti ve kısa bir işsizlik döneminden sonra Cumhuriyet Gazete'sinde fıkra ve röportaj yazarlığına başladı. Cumhuriyet gazetesindeki bu görevi 1963 yılına kadar devam etti.
Yazar, "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" röportajıyla Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı, ilk romanı olan "İnce Memed" ile 1955 yılında Varlık Roman Armağanı'nı, 1974 yılında "Demirciler Çarşısı Cinayeti"adlı eseriyle Madaralı Roman Ödülü' nü, kazandı.
Bunun dışında 1974 tarihli “Demirciler Çarşısı Cinayeti” romanı Madralı Roman Ödülü’nü, 1977 tarihli “Yer Demir Gök Bakır” Fransa’da “Yılın En İyi Yabancı Romanı” ödülünü aldı, aynı zamanda yazara 1982’de Del Duca Ödülü ve 1984’te Fransa’dan “Légion D'Honneur” nişanı verildi.
Yaşar Kemal, Türk Edebiyatı’na öykü , roman, deneme, derleme, çocuk romanı (Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – 1977) ve çevirisiyle (Ayışığı Kuyumcuları – 1977) katkıda bulunmuştur. Eserleri 39 dile çevrilmiş, uluslararası arenada büyük ilgi görmüştür. Yapıtlarında genellikle çocukluğunu geçirdiği yer olan Çukurova’yı, buradaki hayatların acı-tatlı her yönünü, kan davalarını, ağalığı, ekonomik sıkıntıları anlatmıştır.
1970’ten sonra yazdığı romanlarda kentli insanın da anlatıldığı görülmektedir. Ayrıca masallardan ve efsanelerden de yararlanmıştır. PEN yazarlar derneğinin bir üyesidir. İstanbul’da yaşamaktadır. Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Birçok eseri tiyatroya uyarlanmıştır.
1995’te Der Spiegel’deki bir yazısı nedeniyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandı, aklandı. Aynı yıl bu kez Index on Censorhip’teki yazısı nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiyse de cezası ertelendi.
son günlerde yaşadığı solunum sorunları nedeniyle 14 Ocak 2015 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Bir süre tedavi gördüğü hastanede 28 Şubat 2015 tarihinde organ yetmezliği sebebiyle 91 yaşında yaşamını yitirdi.



KUTUP AYISI



Uluslararası Kutup Ayısı Günü, her yıl 27 Şubat'ta kutlanır ve kutup ayılarının karşılaştığı sorunlara ve doğal yaşam alanlarının korunmasına dikkat çekmek amacıyla oluşturulmuştur. Kutup ayıları, Arktik ekosisteminin önemli bir parçasıdır ve hayatta kalmaları, iklim değişikliği, buzulların erimesi ve çevre kirliliği nedeniyle tehdit altındadır.


Günün Amaçları
Uluslararası Kutup Ayısı Günü'nün amacı:
- Kutup ayılarının karşılaştığı tehditlere, örneğin küresel ısınma ve buzulların erimesine dikkat çekmek.
- Arktik ve ekosistemlerinin korunmasının gerekliliği konusunda farkındalık yaratmak.
- Kutup ayılarının korunması için çevresel projeleri ve girişimleri desteklemek.

Gün Nasıl Kutlanır?
Uluslararası Kutup Ayısı Günü, dünya genelindeki çeşitli organizasyonlar tarafından desteklenmektedir, bunlar arasında çevre grupları, hayvanat bahçeleri ve araştırma enstitüleri yer almaktadır. Bu günde düzenlenen etkinlikler ve faaliyetler şunları içermektedir:
- Kutup ayılarının yaşamı ve doğa koruma hakkında konferanslar, seminerler ve sergiler düzenlenmesi.
- Çocuklar ve yetişkinler için Arktik hayvanlarının korunmasının önemine dikkat çeken eğitim programları.
- Bilimsel araştırmaları ve çevre projelerini desteklemek amacıyla bağış toplama kampanyaları.

Kutup Ayılarının Önemi
Kutup ayıları, Arktik ekosistemlerinde önemli bir rol oynar. Bir avcı olarak, diğer türlerin popülasyonlarını kontrol eder ve doğal dengenin korunmasına yardımcı olurlar. Ancak, deniz buzunun azalması ve Arktik 'teki insan faaliyetlerinin artması nedeniyle, kutup ayıları nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Kutup Ayıları İçin Tehditler
- Küresel ısınma, kutup ayılarının avlanıp yaşadığı buzulların erimesine yol açmaktadır.
- Çevre kirliliği, özellikle petrol ve plastik, ekosistemleri olumsuz etkiler.
- Yaşam alanlarının kaybı ve avlanma fırsatlarının azalması, açlık ve nüfus azalmasına neden olur.

Kutup Ayılarına Nasıl Yardım Edilebilir?
- Karbon salınımını azaltmak ve küresel ısınmayı durdurmaya yönelik girişimleri desteklemek.
- Çevre kuruluşlarına katılmak ve Arktik hayvanlarını koruma projelerini desteklemek.
- Ekoturizmi geliştirmek ve kutup ayıları için doğal yaşam alanları oluşturulmasına yönelik projeleri desteklemek.

Uluslararası Kutup Ayısı Günü, bu muazzam hayvanları ve yaşam alanlarını korumanın önemini anlamalarına yardımcı olur ve iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını teşvik eder.

TV TANITIMLARIM

 NOW TV-Ezgi GÖZEGER



HALK TV-İsmail KÜÇÜKKAYA